Aşk Yoksa Eğer – Seçil Oğuz

– admin

Aşk Yoksa Eğer

Solgun bir istanbul sabahında
Denizle oynaşan balıklar çekiyor beni
Görür gibi oluyorum Puslu mutlu günlerimi
Takvim yapraklarından yokuş aşağı iniş
Aşk yoksa eğer
Yaşamak dedikleriSon umudumuda
Beyoğlu’nun ortasında
Yetim bir çocukta bıraktım
Köy türkülerine yasladım sırtımı
Al yanaklı, Mısır örgülü kızlar kadar güzeldi oysa
Aşka bakışlarım

Avuçlarımda elleri şiir gibi durmalıydı
El terleyişlerimin sebebi o olmalıydı
Rehaveti çökerken gecenin
Ay gibi vurmalıydı gözleri
sevda yerimden

Araf – Seçil Oğuz

– admin

Araf 

Bir anne ayın ondördünü izliyor.
Yıldızlar seçiyor kendine,
Yüzünde seyrek bir tebessüm.
Bir çocuk elinde simit,
Gözü yolda…
Babasını bekliyor avluda.
Bense seni…
Yalnız seni…
Kâh taş attığın deniz olmak istiyorum.
Yüzün aks etsin sularıma diye,
Kâh başından geçen bulut olmak istiyorum,
Kâh sulusepken olmak istiyorum saçlarını öpebilmek için,
Yol uzun,
Zaman meçhul,
Ben Araf’tayım sevdiğim.
Gönlüm Elif gibi akarken sana,
Hamza sessizliğindeyim.
Hani herşey vardı bu çağda,
Biz neden yokuz peki?
Biz yokken, ben nasıl olayım?
Üşüyorum,
Çalılar arasında bir yüreğin sahibiyim.
Gün boyu düşüyorum dallardan bir yaprak gibi,
Bulutun önünde bir rüzgar oluyorum kimi zaman.
Sevda ise heyhatlarda.
Her saniye boğuyorum aydınlığımı.
Eyvahlar çörekleniyor başımda.
Çek beni bu karanlıklardan.
Bu handa, kalmıyor hiç bir şey yerinde.
Kar eriyor,
Çıplak ağaçlar çiçekler giyiniyor,
Saat susmuyor,
Bir ben kalakalıyorum.
Bir ben duruyorum.
Alaca hicranların ortasında.
Bul beni sevdiğim…
Ateşin kıvılcımı düşmeden önüme,
Kül olup savrulmadan,
Ayrık otlarına karışmadan,
Bul beni sevdiğim.

Annem Ağlardı – Seçil Oğuz

– admin

Annem Ağlardı

Annem,
Gözlerinde yağmur dolu bulutları gezdiren kadın.
Kapı ardı ağlamalarının tanıdık yüzü.
Herkes, ince bir oyayı yazma kenarlarına işlerken,
Bir acıyı, diğer acıyla bilerdi o.
Gün ortalarında, elini eteğini çekerdi Dünya’dan.
Camların buğusunda, geçmişi izlerdi.
Örümcek ağlı, soğuk odaların sessizliğine ortak olan kadın.
Şiirin gerdanına, erken gidişlerin sözlerini dizerdi.
Annem ağlardı.
Akşam üstleri camlara yüz sürer,
Beklerdi gelmeyecek bir adamı.
Tavan aralarında saklı hayalleri vardı.
Bilirdi olmazdı.
Ağaç gövdelerinde körebe bir çocukluk,
Gülümsediği günler,
Ve yazdığı tüm sözler silinmiş.
Mürekkep lekesi kalmıştı.
Sevmişti sevmesine.
Tez yitirmişti, kelebek ömürlü bir sevdayı.
Sevda yitmiş.
Sevdiği gitmiş.
Sızısı kalmıştı.
Doktorlar yaşlılıktan,
O ayrılıktan diyordu.
Yüzünün her çizgisi,
Kalemin, kağıdın az hürmet gördüğü günlerin hatıra defteri.
Göz kenarlarında güldüğü anlar,
Geliverince aklına,
Annem ağlardı.
Geçip giden,
Keşke ile biten,
Gençlik günlerine.
Annem az konuşur.
Çok susardı.
Söz gümüş,
Sükut altın,
Ondan değildi elbet.
Annem söyleyeceği sözleri,
Beyaz bir mermere fısıldardı.

Akşamlar – Seçil Oğuz

– admin

Akşamlar 

Akşam erken iner kederli gönüllere,
Beyaz sayfalara iç döküş başlar,
Gemiler, tramvaylar tıka basa dolar,
Evliler evine döner.Çocuk sesleri kesilir sokakta,
Issız ışıklar düşer kaldırımlara,
Gecesi gündüzü karışmış yalnızlıklar,
Sazlara anlatırlar arzu halini
Babadan kalma bir Arif türküsü
Leylim ley..Mahcupluğu düşer karanlığa semanın
Aydınlatmaya yetmediği ömürler vardır,
Eyüp’ün sabrını gel de dileme.
Bağ bozumu sarhoşluklar unutturmaz her derdi.

Akşam olur maziye dalar gözlerim – Seçil Oğuz

– admin

Akşam olur maziye dalar gözlerim 

Akşam olur maziye dalar gözlerim
Son bakışın kirpiklerime değer
Menevşe kokun dolar odama
Anılar sımsıkı sarılır boynumaUsulca dökülür yaşlar gözümden
İçli bir şarkıda geçince adın
Neydi ayıran ellerimizi
Yalan mıydı o sevda bakışlarınŞimdi kim bilir nerde baharsın
Aklına gelmez mi Sarılışlarım
Hiç mi özlemez sin Hiç mi anmazsın
Yalan mıydı o sevda bakışların

Aklına Düşersem Yer Çekiminden Hariç – Seçil Oğuz

– admin

Aklına Düşersem Yer Çekiminden Hariç 

Son sigara dumanın da içime çekiyorum,
Eski öykülerde dibe vurmuş hüzünleri,
Unutmak diye bir şey yok tabi ki,
Tortusu kalıyor elbet günahsız gözyaşlarımın,
El yordamıyla yapılan acıların.
Tutuyor ateş nöbetleri.
Aklıma düşüyor ama,
Evvel zamanlarda ki dostlarım.
Merhabaları bıçak gibi kesilince,
Alıngan oluyor gönlüm, ya da yaşlanıyorum.
Bundan mıdır?
Gençlik rüzgarlarım ile sıkça selamlaşmalarım..
Yüzde ki çizgiler boşa değil hani.
Derin manaların aziz meskeni.
Geceler tartıyor, gündüzler de olup bitenleri.
Cadde ışıkları gözünü boyuyor düşlerimin.
Serinliği çöküyor ay ışığının.
Mayışıyor yorgun gözlerim.
Plakta çalan şarkının sözleri karışıyor beynimde.
Penceremin çarpması da olmasa, çıtı çıkmıyor evimin.
Seyyah rüyalarıma karışıyor, sana yazdığım şiirlerim.
Bir zamanlar denen, o zaman deviriyor tüm gözyaşlarımı.
Beyaz sabun kokulu yastığım, şahit oluyor
Bir de titrek seslerle içimi döktüğüm güllerim.
Islak gözlü sabahlarıma.
Günün ilk ışıkları düşüyor duvarıma
Sokaklar da insan sesi çoğaldıkça
Yaka paça gidiyor yalnızlığım bir süreliğine
Hepsi bu başımdan geçen.
Seni sormalı…

Ağ – Seçil Oğuz

– admin

Ağları attıkça hasretler doluyor
Tanımadık yüzlerde görür gibi olduğum
Eski hatıraların sahipleri selam veriyor
Alışıyor insan, elbet alışıyor
Yaban ve yavan gelse de
Yaşayıp gidiyor
Kahkaha sesleri, dokunamadığım eller
Gözlerimde ıslanıyor
Aman be bre
Gidelim eve
Sahilde kalsın bugün hüzünler
Ay ışığı basalım yaralarımıza

Adım seninle anılsın istiyorum – Seçil Oğuz

– admin

Adım seninle anılsın istiyorum

Gecenin parlayan yıldızları,
Göz bebeğin deki hareler de çoktan yerini almıştır.
Kirpiklerine usulca yanaşıp,
Gözlerinden öpmek istiyorum.
Bir mum alevi titrekliğin deki,
Esmer yüreğine sarılmak istiyorum.
Buz dağlarının eridiğini gösterebilirim sana,
Bana ellerini ver.
Bütün zamanların bahsettiği aşklar,
Bir şiir de asırlar boyu yaşarlar.
Asırlar boyu aynı şiirde,
Adım seninle anılsın istiyorum.
Düş yolculuklarımdan sıyrılıp,
Sancılı uykulardan sana uyanmak istiyorum.
Bereketine nail olmak,
Düşlerden düşüp kollarında uyumak istiyorum.
Bereketine nail olmak,
Düşlerden düşüp,
Kollarında uyumak istiyorum.
Kavim göçlerinden bu yana ağlayan aşkın,
Gözyaşlarını, silebiliriz.
Ayrılık ertesi denen,
O lanet sabahı görmezsek eğer,
Yarınlarım ol istiyorum.

Adam, Kadın, Çocuk – Seçil Oğuz

– admin

Adam, Kadın, Çocuk 

Çocuk,
Mülteci kaygılar ile çırpınan serçe yüreğiyle yaklaştı
Dudakları suskunluktan çatlamıştı
Elinde ki, iki günlük ekmek parçasını uzattı
Türk ellerimle, Arap bir çocuğun uzattığı lokmayı paylaştım
Tadı her ekmekten farklıydı

Kadın,
Gizleyemiyordu göz ardı edilmiş hüzünlerini
Ben bakınca hayra yormuyordu, kem bir bakış sanıyordu
Türk gözlerimle
Kürt bir kadının
Ellerine baktım
Aynıydı, nasırlarımız hariç
Göz rengimiz hariç
Saçlarımız hariç
Aynıydık
Bu coğrafyanın analarıydık

Adam,
Yorgun geçmişini düşünürken
Müslüman bir ıhlamur ağacı dibinde
Sazıyla kuşları besliyordu
Pirin sözleri dokunuyordu, bir Alevinin sazından
Türk kalbime
Ağladık birlikte
Bir mendil çıkarıp uzattı sağ cebinden
Babamın mendilinin aynısıydı
Üzeri mavi çizgili, beyazdı

Adam, kadın, çocuk ve ben farklı dinlerin, farklı renkleri idik, kitaplarımız farklıydı,
dillerimizde.
Ama Kutsal kitabımız aynıydı ”sevgi”idi ve onu her dil dokunduğu gibi okurdu.
Dokundum,anladı ve gülümsedi.

2 Temmuz – Seçil Oğuz

– admin

2 Temmuz

Temmuz’du
Dilinde şiiri ile gelmişti Metin
Elinde sazı Nesimi’nin
Belkıs henüz on sekizinde
Serpil on dokuzuna yeni basmıştı
Şiire gelmişti kardeş şehrine
Kardeş, kardeşi atar mıydı? Ateşlere

Muhlis son defa yana yana tutmuştu
Muhibe nin ellerini
Gülender yirmi beşinde atılmıştı ateşe
Mehmet yazacaktı Sivas’ta dostluğu
Behçet gönüllere şiir ile dokunacaktı

Temmuz’du
Yazdı
Kara kışa gömdüler Sivas’ı
Ne güldü bir daha, ne bir yaz gördü
Kaldırımlarında şiirler kanar şimdi
Topraklarında türküler ağlar hala
Gökyüzünde şairler seslenir
Kardeş kardeşi atar mıydı? Ateşlere