Sohbetci – Şiir

Sohbetci – Şiir

Şiir tadında blog

  • Sohbet
  • Şiir
  • Sohbetci blog
  • Manzara Resimleri
  • Site Map
  • Google
  • Windows Wallpapers
  • Ana Sayfa
  • Hakkında

Saçların- Necip Fazıl Kısakürek

Kategori Necip Fazıl KISAKÜREK yazar Burcin
Tem 13 2009
Konuyu görüntüle.

Saçların

Saçların omuzlarından aksın

Mermer üzerinden geçen su gibi

İçinde ezgin bir his duyacaksın

Yaz vaktinin gündüz uykusu gibi

Saç tel tel örtüler hep tül tül düşer

Gözünün değdiği yere gül düşer

Sonunda sana da bir gönül düşer

Gönlümün şimdiki duygusu gibi

Dillerde dökülüp sayılır saçın

Sıcak nefeslerle bayılır saçın

Bir tütsüdür kalbe yayılır saçın

Kararan gözlerin buğusu gibi…

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (3 oy, Şuan: 5 üzerinden 4,00)
Loading ... Loading ...
Henüz yorum yapılmamış »
Etiketler: gözlerin bugusu, mermer, Necip Fazıl KISAKÜREK, nfk şiirleri, saçların

Perdeler- Necip Fazıl Kısakürek

Kategori Necip Fazıl KISAKÜREK yazar Burcin
Tem 13 2009
Konuyu görüntüle.

Perdeler

Perdeler, hep perdeler…

Her yerde, her yerdeler.

Pencerede, kapıda,

Geçitte, kemerdeler…

Perdeler, hep perdeler…

Ya benim sevdiklerim,

Şimdi nemde, nemdeler?

Onu bomboş perdenin;

İçerde, içerdeler!

Perdeler, hep perdeler…

Gönülde asil perde;

Onu hangi göz deler?

Surat maske altında,

Sis altında beldeler.

Perdeler, hep perdeler…

Perdeye doğru akın;

Atlılar, piyadeler.

Yollar, yönler dolaşık;

Değişik ifadeler.

Perdeler, hep perdelere.

Bir tohumda bin gömlek.

Giyim fideler.

Kalbiler dilini yutmuş;

Bangır bangır mideler.

Perdeler, hep perdeler…

Son noktada son perde;

Çevrilmiş seccadeler.

Orada işte işte,

Ölümden azadeler!

Perdeler, hep perdeler…

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (2 oy, Şuan: 5 üzerinden 5,00)
Loading ... Loading ...
Henüz yorum yapılmamış »
Etiketler: bedel, fideler, kalp, Necip Fazıl KISAKÜREK, nfk, perdeler, sevdiklerim, sis

Muhasebe- Necip Fazıl Kısakürek

Kategori Necip Fazıl KISAKÜREK yazar Burcin
Haz 13 2009
Konuyu görüntüle.

Muhasebe

Ben artık ne şairim, ne fıkra muharriri !

Sadece, beyni zonk zonk sızlayanlardan biri !

Bakmayın tozduğuma meşhur Bâbıâlide!

Bulmuşum rahatımı ben de bir tesellide .

Fikrin ne fahişesi oldum , ne zamparası !

Bir vicdanın , bilemem, kaçtır , hava parası ?

Evet kafam çatlıyor, gûya ulvi hastalık;

Bendedir duymadığı dertlerde kalabalık.

Büyük meydana düştüm, uçtu fil dişi kulem;

Milyonlarca ayağın altında kaldı kellem.

Üstün çile , dev gibi gelip çattı birden ! Tos!!!

Sen , cüce sanatkarlık, sana büsbütün paydos !

Cemiyet ah cemiyet yok edilen ruhiyle;

Ve cemiyet , cemiyet , yok eden güruhiyle…

Çok var ki , b hınç bende fikirdir , fikirse hınç!

Genç adam al silahını, iman tılsımlı kılınç !

İşte bütün meselem , her meselenin başı,

Ben bir genç arıyorum, gençlikle köprü başı!

Tırnağı , en yırtıcı hayvanın pençesinden,

Daha keskin eliyle, başını ensesinden,

Ayırıp o genç adam uzansa yatağına;

Yerleştirse başını iki diz kapağına,

Soruverse : Ben neyim ve bu hal neyin nesi?

Yetiş , yetiş , hey sonsuz varlık muhasebesi?

Dışımda bir dünya var, zıpzıp gibi küçülen,

İçimde homurtular , inanma diye gülen…

İnanmıyorum , bana öğretilen tarihe !

Sebep ne, mezardansa bu hayatı tercihe?

Üç katlı ahşap evin her katı ayrı âlem !

Üst kat : Elinde tesbih , ağlıyor babaannem,

Orta kat : (Mavs) oynayan annem ve âşıkları,

Alt kat : Kız kardeşimin (Tamtam)da çığlıkları.

Bir kurtlu peynir gibi ortasından kestiğim;

Buyrun ve maktaından seyredin işte evim !

Bu ne hazin ağaçtır, bütün ufkumu tutmuş !

Kökü iffet , dalları taklit , meyvesi fuhuş….

Rahminde cemiyetin, ben doğum sancısıyım !

Mukaddes emanetin dönmez dâvâcısıyım!

Zamanı kokutanlar mürteci diyor bana ;

Yükseldik sanıyorlar , alçaldıkça tabana.

Zaman, korkunç daire ; ilk ve son nokta nerde?

Bazı geriden gelen , yüz bin devir ilerde !

Yeter senden çektiğim, ey tersi dönmüş ahmak!

Bir saman kâğıdından, bütün iş kopya almak;

Ve sonra kelimeler ; kutlu, mutlu , ulusal.

Mavalları bastırdı devrim isimli masal.

Yeni çirkine mahküm, eskisi güzellerin;

Allah kuluna hâkim , kulları heykellerin !

Buluştururlar bizi, elbet bir gün hesapta;

Lafını çok dinledik , şimdi iş inkılâpta !

Bekleyin , görecektir , duranlar yürüyeni ;

Sabredin gelecektir , dolmaz pörsümez Yeni !

Karayel , bir kıvırcım; simsiyah oldu ocak !

Gün doğmakta , anneler ne zaman doğuracak ?

 Necip Fazıl Çile adlı eserinde çilesini anlatmaktadır. Yüz yüze geldiği yeni gerçekler genç sairi ıstıraptan ıstıraba sürükler, öğrendiği yeni fikirler, eski hayatı ve yasama üslubu ile hiç mi, hiç bağdaşmamaktadır.Zıtlıklar, ruhunu yakmakta, beyninde kasırgalar estirmektedir.

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (3 oy, Şuan: 5 üzerinden 5,00)
Loading ... Loading ...
Henüz yorum yapılmamış »
Etiketler: cemiyet, dertler, kalabalık, muharri, muhasebe, para, ruhi, şair, ulvi hastalık, vicdan

Müjde- Necip Fazıl Kısakürek

Kategori Necip Fazıl KISAKÜREK yazar Burcin
Haz 13 2009
Konuyu görüntüle.

Müjde

O gün bir kanlı şafak , gökten üflenen ateş;

Birden, dağın sırtında atlılar belirecek.

Atlılar put şehrine gediklerden girecek;

Bir şehir ki , orada insan ayak üstü leş.

Yalnız iman ve fikir ; ne sevgili ne kardeş;

Bir akıl gelecek ki, akıllar delirecek.

Ve bir devrim, evvelâ devrimi devirecek.

Her şey birbirine denk, her şey birbirine eş.

Fertle toplum arası kalkacak artık güreş;

Herkes tek tek sırtına toplumu bindirecek.

Gökler iki şak olmuş haberi bildirecek.

Müjdeler olsun size; doğdu batmayan güneş !

Necip Fazıl Kısakürek, yaşadığı sürece dini ve ahlakı ile bir bütün olmustur. Hayatını bu iki kavram içinde yaşamıştır. Bu şiirinde de bunu güzel ve yalın bir dil ile dile getirmiştir.

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (3 oy, Şuan: 5 üzerinden 5,00)
Loading ... Loading ...
Henüz yorum yapılmamış »
Etiketler: batmayan güneş, dağın sırtı, denk, devrim, gökten üflenmiş ateş, iman ve fikir, kanlı şafak, müjde, put sehri

Sakarya Türküsü- Necip Fazıl Kısakürek

Kategori Necip Fazıl KISAKÜREK yazar Burcin
Haz 13 2009
Konuyu görüntüle.

Sakarya Türküsü

İnsan bu,su misali, kıvrım kıvrım akar ya ;

Bir yanda akan benim , öbür yanda Sakarya.

Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;

Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.

Her şey akar, su , tarih, yıldız ,insan ve fikir;

Oluklar çift;birinden nur akar; birinden kir.

Akışta demetlenmiş, büyük ,küçük , kainat;

Şu çıkan buluta bak, bu inen suya inat !

Fakat Sakarya başka, yokuş mu çıkıyor ne,

Kurşundan bir yük binmiş, köpükten gövdesine;

Çatlıyor , yırtınıyor yokuşu sökmek için.

Hey Sakarya, kim demiş suya vurulmaz perçin ?

Rabbim isterse, sular büklüm büklüm burulur,

Sırtına Sakaryanın, Türk tarihi vurulur.

Eyvah, eyvah, Sakarryam, sana mı düştü bu yük?

Bu dava hor , bu dava öksüz , bu davabüyük !…

Ne ağır imtihandır, başındaki Sakarya !

Binbir başlı kartalı nasıl taşır kanarya ?

İnsandır sanıyordum mukaddes yüke hamal.

Hamallık ki, sonunda ne rutbe var, ne de mal,

Yalnız acı bir lokma, zehirde pişmiş aştan;

Ve ayrılık anneden , vatandan , arkadaştan.

Şimdi dövün Sakarya, dövünmek vakti bu ân;

Kehkeşanlara kaçmıış eski güneşleri an!

Hani Yunus Emre ki, kıyında geziyordu;

Hani ardında çil çil rutbeler serpen ordu?

Nerede kardeşleri , cömert Nil, mert Tuna;

Giden şanlı akıncı ne gün döner yurduna?

Mermerlerin nabzında hâlâ çapar mı tekbir?

Bulur mu deli rüzgâr o sedayı: Allah bir !

Bütün bunlar sendedir, bu grift bilmeceler:

Sakarya kandillere katran döktü geceler.

Vicdan azabına eş, kayna kayna Sakarya,

Öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya !

İnsan üç beş damla kan, ırmak üç beş damla su;

Bir hayata çattık ki, hayata kurmuş pusu.

Geldi ölümlü yalan, gitti ölümsüz gerçek;

Siz , hayat süren leşler, sizi kim diriltecek?

Kafdağını assalar , belki çeker de bir kıl !

Bu ifritten sualin, kılını çekmez akıl !

Sakarya , saf çocuğu , masum Anadolu’nun,

Divanesi ikimiz kaldık Allah yolunun !

Sen ve ben , göz yaşiyle ıslanmış hamurdanız;

Rengimize baksınlar, kandan ve çamurdanız !

Akrebin kıskacında yoğurmuş bizi kader;

Aldırma, böyle gelmiş, bu dünya böyle gider!

Bana kefendir yatak, sana tabuttur havuz;

Sen kıvrıl , ben gideyim, Son Peygamber Kılavuz !

Yol onun, varlık onun, gerisi hep angarya;

Yüz üstü çok süründün , ayağa kalk, Sakarya !…

Necip Fazıl Kısakürek’in eserlerinin temasında vatan ve Allah sevgisine önem vermiştir.

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (1 oy, Şuan: 5 üzerinden 5,00)
Loading ... Loading ...
Henüz yorum yapılmamış »
Etiketler: bulut, fikir, imtihan, insan, kainat, kıvrım kıvrım akar ya, nur, oluklar, Rabbim, sakarya, su, tarih, türkü, Yunus Emre

O’nun Ümmetinden Ol- Necip Fazıl Kısakürek

Kategori Necip Fazıl KISAKÜREK yazar Burcin
Haz 12 2009
Konuyu görüntüle.

O’nun Ümmetinden Ol

Beri gel, serseri yol !

O’nun Ümmetinden ol !

Sel sel kümelerle dol !

O’nun Ümmetinden ol !

Sen , hiçliğe bakan yön !

Hep sıfır, arka ve ön !

Dosdoğru Kâbe’ye dön!

O’nun Ümmetinden ol !

Gel ,dünya muhdar kafes !

Gel, gırtlakta son nefes !

Gel ,Arşı arayan ses!

O’nun Ümmetinden ol !

Solmaz , solmaz; bu bir renk…

Ölmez , ölmez; bir ahenk…..

İnsanlık; hevenk hevenk,

O’nun Ümmetinden ol !

Gökte çıkıyor haber,

Geber çelik put geber !

Doğrul yeni seferber ,

O’nun Ümmetinden ol !

Necip Fazıl Kısakürek, eserlerinde genelde ahlak  felsefesini yönelmistir.

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (4 oy, Şuan: 5 üzerinden 5,00)
Loading ... Loading ...
1 Yorum »
Etiketler: dünya, gök, haber, hiçlige bakan yön, insanlık, Kabe, O'nun ümmeti, ölmez, serseri yol, son nefes, ümmet

Büyük Doğu Marşı- Necip Fazıl Kısakürek

Kategori Necip Fazıl KISAKÜREK yazar Burcin
Haz 12 2009
Konuyu görüntüle.

Büyük Doğu Marşı

Allah ‘ ın seçtiği kurtulmuş millet !

Güneşten başını göklere yükselt !

Avlanır, kim sana atarsa kement,

Ezel kuşatılmaz , çevrilmez ebet.

Allah ‘ ın seçtiği kurtulmuş millet !

Güneşten başını göklere yükselt !

Yürü altın nesli, o tunç Oğuz’un !

Adet küçük, zaman çabuk yol uzun.

Nur yoklu izinden git Kılavuzun’un !

Fethine çık doğru güzel, sonsuzun !

Yürü altın nesli, o tunç Oğuz’un !

Adet küçük , zaman çabuk, yol uzun .

Aynası ufkumun, ateşten bayrak !

Babamın külleri , sen , kara toprak !

Şahit ol , ey kılıç, kalem ve orak !

Doğsun büyük doğu , benden doğarak!

Aynası ufkumun, ateşten bayrak !

Babamın külleri , sen , kara toprak !…

Necip Fazıl Kısakürek, Büyük Doğu’da çıkan yazılarında kendi imzası dışında Adıdeğmez, Mürid, Ahmet Abdülbaki gibi müstear isimler kullandı. 1962 yılından itibaren de hemen hemen tüm Anadolu şehirlerinde verdiği konferaslarla büyük ilgi topladı.

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (2 oy, Şuan: 5 üzerinden 5,00)
Loading ... Loading ...
Henüz yorum yapılmamış »
Etiketler: allah, allahın seçtigi, ates, bayrak, dogu, fetih, göklerde, güneş, kül, kurtulmuş, kuşatılmaz, marş, millet, seçmek, yürü altın nesli

Kamış- Necip Fazıl Kısakürek

Kategori Necip Fazıl KISAKÜREK yazar Burcin
Haz 10 2009
Konuyu görüntüle.

Kamış

Ben gurbet rüzgârının üflediği kamışım…
Bir su başında mahzun, yapayalnız kalmışım…

Necip Fazıl’ın şiirinde değişimin temel nedeni olarak onun ideolojisini değiştirmesi ve mükemmeliğe ulaşma çabası gösterilebilir. Nitekim bu değişim ve reddetmeler sonunucunda onun 200′den fazla şiirinden sadece 48 tanesi değişmeden kalabilmiştir. Sürekli olarak ritimde ve içerikte mükemmeli yakalama çabası ve şiirin amacı olarak hakikati bulmayı dile getirmesi onun şiire bakışını kısaca ifade eder.

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (2 oy, Şuan: 5 üzerinden 5,00)
Loading ... Loading ...
Henüz yorum yapılmamış »
Etiketler: gurbet, kalmak, kamış, mahzun, rüzgar, üflemek, yapayalnızlık

Yalnız- Necip Fazıl Kısakürek

Kategori Necip Fazıl KISAKÜREK yazar Burcin
Haz 10 2009
Konuyu görüntüle.

Yalnız

Yalnızız , beşikten tut, tabuta kadar yalnız;
Ülfet, kara yalnızlık madeninde bir yaldız…

Necip Fazıl Kısakürek’in İkinci dönem diyebileceğiz 1935 sonrasında daha çok şiirlerinde Allah, ölüm, ve zaman konularına yer verdi. Dönemin sorunlarına ve insanılığa bir çözüm olarak gördüğü fikirlerini ifade edebilmek için şiiri büyük ölçüde kullandı.

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (1 oy, Şuan: 5 üzerinden 5,00)
Loading ... Loading ...
Henüz yorum yapılmamış »
Etiketler: beşik, kara, yaldız, yalnız, yalnızız, yalnızlık madeni

Gölgeler- Necip Fazıl Kısakürek

Kategori Necip Fazıl KISAKÜREK yazar Burcin
Haz 10 2009
Konuyu görüntüle.

Gölgeler

Gönlüm uçmak dilerken semavi ülkelere;
Ayağım takılıyor yerdeki gölgelere…

Necip Fazıl Kısakürek’in ilk şiir örnekleri, korku ve yalnızlık temasına dayalı insanın iç dünyasına yönelen çalışmalardır. Kitabe, Örümcek Ağı, Kaldırımlar ve Bu Yağmur şiirleri onun ilk dönemi diyebileceğimiz 1935 yılı öncesini kapsayan dönemi ifade eden şiirlerdir.

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (2 oy, Şuan: 5 üzerinden 5,00)
Loading ... Loading ...
Henüz yorum yapılmamış »
Etiketler: ayağım takılıyor, gölgeler, gönül, semavi ülkeler, uçmak
Sonraki Sayfa »

Sayfalar

  • Ana Sayfa
  • Hakkında

ŞAİRLER

  • Ahmet ARİF
    • Hayatı ve Eserleri
  • Ahmet Hamdi TANPINAR
  • Arif Nihat ASYA
  • Asik Veysel ŞATIROĞLU
  • Attila İLHAN
  • Aziz NESİN
  • Behçet NECATİGİL
  • Cahit KÜLEBİ
  • Cahit Sıtkı TARANCI
  • Can YÜCEL
  • Cemal SÜREYYA
  • İbrahim SADRİ
  • KARACAOĞLAN
  • Nazım Hikmet RAN
    • Hayatı ve Eserleri
  • Necip Fazıl KISAKÜREK
  • Orhan Seyfi ORHON
  • Orhan Veli KANIK
  • Özdemir ASAF
  • Rıfat ILGAZ
  • Sezai KARAKOÇ
  • Ümit Yaşar OĞUZCAN
  • Yahya Kemal BEYATLI
  • Yılmaz ERDOĞAN
  • Ziya GÖKALP

Arşiv

  • Mayıs 2010
  • Nisan 2010
  • Mart 2010
  • Şubat 2010
  • Aralık 2009
  • Kasım 2009
  • Ekim 2009
  • Eylül 2009
  • Ağustos 2009
  • Temmuz 2009
  • Haziran 2009
  • Mayıs 2009

Metalar

  • Kayıt Ol
  • Giriş
  • Valid XHTML
  • XFN
  • WordPress
Alt yapı Wordpress | “Blend” from Spectacu.la WP Themes Club | sohbet odaları