Necip Fazıl KISAKÜREK

(arşivler)

Gurbet – Necip Fazıl KISAKÜREK

– Burcin

GURBET

Dağda dolaşırken yakma kandili,
Fersiz gözlerimi dağlama gurbet!
Ne söylemez , akan suların dili,
Sessizlik içinde çağlama gurbet !

Titrek parmağınla tutup tığını,
Alnıma işleme kırışığını
Duvarda, emerek mum ışığını,
Bir veremli rengi bağlama gurbet !

Gül büyütenlere mahsus hevesle,
Renk renk dertlerimi gözümde besle !
Yalnız , annem gibi , o ılık sesle,
İçimde dövünüp ağlama gurbet !

Necip Fazıl Kısakürek’in gurbet özlemini en iyi anlatan şiirlerinden biri.

Arama Kelimeleri:


Anneme Mektup – Necip Fazıl KISAKÜREK

– Burcin

ANNEME MEKTUP

Ben bu gurbet ile düştüm düşeli,
Her gün biraz daha süzülmekteyim.
Her gece , içine mermer döşeli,
Bir soğuk yatakta büzülmekteyim.

Böylece bir lahza kaldığım zaman,
Geceyi koynuma aldığım zaman,
Gözlerim kapanıp daldığım zaman,
Yeniden yollara düzelmekteyim.

Son günüm yaklaştı görünesiye,
Kalmadı bir adım yol ileriye:
Yüzünü görmeden ölürsem diye,
Üzülmekteyim ben , üzülmekteyim.

 Necip Fazıl Kısakürek; Fikirde, daima ruhçu, tecritçi, sezişçi, keyfiyetçi, sır idrâkine bağlı ve İlâhî vahdeti tasdikçiydi. Yani, çocukluk günlerindeki ilk ürpertilerinden 1934 yılına kadar, dur durak bilmez taşkın ve başıboş ruhu, muazzam çalkalanmalarına ve anaforlarına rağmen ana istikâmetini hiç kaybetmedi.

Arama Kelimeleri:


Yolculuk – Necip Fazıl KISAKÜREK

– Burcin

YOLCULUK

Yolculuk , her zaman düşündüm onu ;
İçimde bu azgın davet ne demek ?
Oraya , neredeyse güneşin sonu,
Uçmak , kayıp gitmek, kaçıp dönmemek.

Atımdan kaydırdı bir el minderi;
Herkes yatağında , ben ayaktayım.
Bir gece , rüyada gördüğüm yeri,
Gözlerim yumulu, aramaktayım.

Beni çağırmakta yabancı dostlar;
Bu doslar ne güzel , dilsiz ve adsız.
Eski evde , şimdi bir başka ev var:
Avlusu karanlık, suları tadsız.

Her akşam , aynı yer, aynı saatta,
Güneşten eşyama düşen bir çubuk;
Yangın varmış gibi , yukarı katta,
Arkamdan gel diyor, sessiz ve çabuk !

Başım artık, onu taşımak ne zor !
Başım , günden güne kayıtsız bana.
Dalında bir yaprak gibi dönüyor,
Acı rüzgârların çektiği yana.

Necip Fazıl Kısakürek;  Henüz 24 yaşındayken, “Kaldırımlar” isimli ikinci şiir kitabının yayınlandığı ve ortalığı takdirle karışık hayret seslerinin bürüdüğü 1928 yılı, onun şiir diyapozonunun herkesce beğenilmek noktasından en dik irtifaları kaydettiği basamak oldu. Bütün eser mevcudu 64 yaprak ve 128 sahifeyi geçmezken, hakkında yazılıp çizilenler bunu kat kat geçmişti.

Arama Kelimeleri:


Geceye Şiir 3 – Necip Fazıl KISAKÜREK

– Burcin

GECEYE ŞİİR 3

Sesimi alıp da kayvetse rüzgâr,
Versen gözlerimi bir sonsuz renge!
İçimde bir mahşer uğultusu var;
Ruhumdur çağıran, tenimi cenge.

Gözlerim bir kuyu, dilim kördüğüm,
Bir görünmez âlem olsa gördüğüm;
Mermer bir kabuğa girip, ördüğüm,
Kapansam içimden gelen âhenge…

 Lirik türünde yazılmış bu şiirde şair, yalnız kalmaktan duyduğu büyük korkuyu ve içinde bulunduğu üzüntülü durumu dile getirmiştir.

Geceye Şiir 2 – Necip Fazıl KISAKÜREK

– Burcin

GECEYE ŞİİR 2

İnsanlar içinde en yalnız insan ;
Düşün , taş duvara başın gömülü!
Ve kaptan sükûta, granitten, taştan;
Mazgallı bir kale gibi örtülü.

Gözünü tavandan ayırma ki , sen ,
Üşürsün , gölgeni yerde görürsen.
Dikilir karşına , mumu söndürsen,
Ölüler içinde en yalnız ölü…

 Necip Fazıl Kısakürek, 1939′da, ileride baş köşeye oturtacağı en sevdiği şiirini, bu tarihten 5 yıl önce yaşadığı anlatılmaz ve anlaşılmaz büyük ruh ıstırabının şiirine Çile adını verdi.

Geceye Şiir 1 – Necip Fazıl KISAKÜREK

– Burcin

GECEYE ŞİİR 1

Kalbim bir çiçektir, gündüzler ölgün;
Gelin, gelin , onu açın geceler!
Beni yâdedermiş gibi, bütün gün
Ötün kulağımda çın çın geceler!

Geceler çekmeyin beni için hüzün,
Gelin siz , ruhumu tenimden süzün;
Bırakın nâşımı yerde gündüzün,
Gölgemi alında da kaçın geceler ! 

 Necip Fazıl Kısakürek, Fikirde, daima ruhçu, tecritçi, sezişçi, keyfiyetçi, sır idrâkine bağlı ve İlâhî vahdeti tasdikçiydi. Yani, çocukluk günlerindeki ilk ürpertilerinden 1934 yılına kadar, dur-durak bilmez taşkın ve başıboş ruhu, muazzam çalkalanmalarına ve anaforlarına rağmen ana istikâmetini hiç kaybetmedi.

Arama Kelimeleri:


Takvimdeki Deniz – Necip Fazıl KISAKÜREK

– Burcin

TAKVİMDEKİ DENİZ

Hasreti denizlerin,
Denizler kadar derin
Ve okadar bucaksız….
Ta karşımda , yapraksız,
Kullanılmış bir takvim…
Üzerinde bir resim:
Azgın, sonsuz bir deniz;
Kaygısız düşüncesiz,
Çalkalanıyor boşlukta.
Resimdeyse bir nokta;
Yana yatmış bir gemi….
Kaybettiği âlemi
Arıyor deryalarda
Bu resim rüyalarda
Gibi aklımı çeldi;
Bana sahici geldi.
Geçtim kendi kendimden,
Yüzüme, o resimden,
köpükler vurdu sandım;
Duymuş gibi tıkandım,
Ciğerimde bir yosun.
Artık beni kim tutsun?
Denizler oldu tasam.
Yakar, onu bulmazsam,
Beni bu hasret, dedim,
Varırım , elbet, dedim,
Bir ömür geze geze,
Takvimdeki denize,
Ne var bana ne oldu,
Odama nasıl doldu,
Birden bire bu meltem?
Ve dalgalandı perdem,
Havalandı kâğıtlar.
Odamda kıyamet var!
Ah yolculuk, yolculuk!
Ne kadar baygın, soluk,
O gün bizde betbeniz;
Ve ne titrek kalbimiz
Ve eşyamız ne küskün!
Yola çıktığımız gün,
Bir sıraya dizilmiş,
Gözyaşlarını silmiş,
Bakarlar sinsi sinsi.
Niçin o ân da hepsi,
Bir kuş gibi hafifler,
Arkadan geleyim der?
Niçin o güne kadar,
Dilsiz duran ne kadar
Eşya varsa dirilir,
Yolumuza serpilir?
Ufak böcekler gibi ,
Gezer onların kalbi,
Üstünde döşemenin.
Bir gizli didişmenin
Saati çala o ân;
Birden bakar ki , insan,
Her şey karmakarışık.
Ayırmak olmaz artık
Bir kalbi bir taraktan;
Ve kalb , ağlayaraktan,
Çekilir geri geri,
Terkeder bu mahşeri.
Bu mahşerin içinden
O gün ben de geçtim, ben;
Nem varsa , evim , anam,
Çocukluğum hatıram
Ve ne sevdalar serde,
Bıraktım gerilerde,
Kaçar gibi yangından.
Rüzgârların ardından,
Baktımda süzgün süzgün,
Kurşun yükünü gönlün,
Tüy gibi hafiflettim,
Denize hicret ettim….

Memleketinden uzak yaşayan her insanda aslında bir sıla özlemi vardır.  Necip Fazıl Kısakürek, hasreti bu şiiri ile ifade etmiştir.

Affet – Necip Fazıl KISAKÜREK

– Burcin

AFFET

Göz kaptırdığım renkten , kula verdiğim sesten,
Affet senden habersiz aldığım her nefesten….

İçinde karşısındakine büyüttüğü sevğiyi ve onun olmadığı zamanlarda onsuz aldığı nefeste bile duyduğu suçluluğu anlatmıştır.

Arama Kelimeleri:


Emanet – Necip Fazıl KISAKÜREK

– Burcin

EMANET

Bir anlık emanetle ne türlü övünelim;
Gel , rahmet kapısında ağlaşıp dövünelim !….

 Necip Fazıl Kısakürek kısa ve özlü bir anlatım ile, kendisine verilen emanetin alınacağı günün kıymetini ve üzüntüsünü dile getirmistir.

Arama Kelimeleri:


Yük – Necip Fazıl KISAKÜREK

– Burcin

YÜK

Bu yük senden Allah ‘ım , çekeceğim , naçarım !
Senden sana sığınır, senden sana kaçarım !

 Bu şiir ve diğer şiirlerinde de gördüğümüz gibi Necip Fazıl yine Allah’a duydugu inanç, korku ve sevgisini dile getirmiştir.