Geceleri Rahat Uyuyabiliyor Musun – Kahraman Tazeoğlu

Ekleyen: admin

Geceleri Rahat Uyuyabiliyor Musun

Geceleri rahat uyuyabiliyor musun rüyalarından çıktığımdan beri? Ben de karşılığında sana şiir yazmıyorum artık.

Ölmeden önce son isteğimi sormadan beni bir pazar akşamüstü öldür, sokak köpekleri ve kargalar eşlik etsin cenazeme, birdenbire herkes unutsun varlığımı. Ampulü bozuk bir sokak lambası mezar taşım olsun. Hayat “kaldığı” yerden devam etsin.

Bu şehri havaya uçur benimle beraber bir gece, sevmediğin bu şehirden ve benden geriye enkaz bir aşkın küllerinden başka bir şey kalmasın.

Güzel bir senaryo hazırla her zaman yaptığın gibi. Çizdiğin sınırlar içinde kendine bir hayat şekillendir, kendi aşklarını yarat… Yollar da çizebilir misin kaçabileceğin? Gidebileceğin kadar uzağa gittiğinde ve geri dönüp baktığında arkandan takip etmediğimi görürsen üzülür müsün? Sarışın bir pazar akşamüstü yüreğinin cam kırığı parçacıklarıyla kes bileklerimi. Kan parmaklarımın ucundan süzülürken ani bir darbe ile bakışlarını da sil gözlerimden. Beni bir pazar akşamüstü herkesin gözleri önünde öldür, cesedimi bir tımarhanenin arka bahçesinde bulsunlar, katilimi kimse bilmesin.

Sesini dök karanlık sokakların kuytu yerlerine. Çakırkeyif ve neşeli bir akşam eve dönerken birlikte yürüdüğümüz yollardaki ayak izlerini sil, baktığın her yer kör olsun. Susman gereken her noktada asla sözlerinin tamamını hatırlayamayacağın bir şarkı mırıldan. Çek git bu şehirden, hep hayalini kurduğun gibi. Giderken kendini de götür; gözlerini, dudaklarını, asil duruşunu…

Giderken hiç bir parçamı götürme!

Beni sensizliğimle baş başa bırak kapısı olmayan bir odada. Göğsümde cam kırıkları söndür, izmaritlerle yarala kalbimi. Bırak biz kaybedelim, başkaları kazansın. Başkaları takıp maskelerini çalıntı aşk sözcükleri söylesinler birbirlerine, maskelerinin ardından sahte gülümsemeler fırlatsınlar, yüzeysel sevişsinler, derinliğini kendileri belirlesin kazılacak mezarlarının. Bırak biz kaybedelim, kırılsın kalemimiz, müebbet aşk cezasına çarptırılalım. Taburemi tekmele, sallansın biriktirdiğim karanlık anılarım dar ağacında. Beni bir pazar akşamüstü yağmurlara göm.

Darbe oldu, karartma geceler yaşıyorum. Sigara ve yalnızlıkla besleyip kalbimi, başından beri yalnız olduğum yalanına inanmaya çalışıyorum. Beni tekrar sevmeyerek cezalandır, tekrar düşünmeyerek uzaklaştır kendinden. Darbe oldu, ben sarhoş oldum sonra; her aynaya baktığımda kendimi göremedim, yalnızlığıma üzülüp tüm ışıkları kapattım. Bana ustaca planlanmış bir suikast girişiminde bulun. Silahında tek kurşun olsun, yalnız bir kurşun, göğsümü parçalayıp kalbimi yalnızlığından tanıyacak kadar yalnız bir kurşun!

Tetiği en masum parmağınla çek…

Beni bir sahil kenarından fırlat denize doğru. Rüzgar saçlarını dalgalandırmasın ve suskunluğu bozulmasın kumsalın.

Bazen koyu gecenin sabaha karşısı gibiydin sen, gözlerinde herkesin farkına varamayacağı bir ışık vardı, beni o ışıkla sabote et. Parmak uçlarını sevincime batır, maskelerimi yırt. Beni topluma kazandır ve uzaklaş geldiğin karanlığa doğru.

Yağmuru sustur şimdi, gecenin tüm sessizliğini içine çek. Belki ben de bu koyu sessizliğe katlanabilirdim, mevsimlerden sonbahar olmasaydı…

Etiketler: , , , ,

Yorum yapın.