aşk ve sevgi şiirleri

etiketler)

Değişik – Can YÜCEL

– QaOs

DEĞİŞİK

Başka türlü bir şey benim istediğim,
Ne ağaca benzer, ne buluta benzer;
Burası gibi değil gideceğim memleket,
Denizi ayrı deniz, havası ayrı hava;
Nerde gördüklerim, nerde o beklediğim kız
Rengi başka, tadı başka.

Farzet Hiç Ayrılmadık – Can YÜCEL

– QaOs

FARZET HİÇ AYRILMADIK

Farzet hiç ayrılmadık
Gözümde tütüyor
Gözümü tütsülüyorsun hala
Hep birlikteyiz sanki
Seninle ben ve DÜNYA

Ağıt – Ahmet Muhip DIRANAS

– QaOs

AĞIT

 Bir sevdiğim güzel vardı, bu evrenden vazgeçti;
Sevdiğini yitirenin hali nice olur belli.
Fidan boylum, güvercin bakışlım, şimdi n’etmeli?
Sevip koklamadım, doyamadım; benden vazgeçti.

Benim varımdı o, benim tadım, benim ereğim;
Direğimdi, kırıldı da çöktüm, bir oldum yerle.
Çığrış canım, kuşlarla, böceklerle, bitkilerle;
Gel sevdiğim, gel güzelim, gel gülüm, gel direğim!

Rüzgarlar üşüttü onu, kuzeyden esen yeller,
Boz bulutlar öyle benzini soldurdu, dert değil.
Bir sanırım, bu sümbül o sümbüldür! elbet değil.
Nazlı çiçeklerle bile açmaz onu bu iller.

Bu gamlı güz akşamı, yola düşmüş hali midir?
Edalı boyuna göz mü değdi, dil mi uzandı,
Ya ala gözlü görke yüzünü kimler kıskandı,
Üzerine eğildiği sular vebalı mıdır?

Garip kişi! gez git gayrı bu dağları dul, mahzun.
Bu dağların güzeliydi o, güzellerin hası.
Elbet garib olur garip kişinin yavuklusu;
Büker de boyuncağzını kor gider melul mahzun…

Arama Kelimeleri:


Kar – Ahmet Muhip DIRANAS

– QaOs

KAR

Kardır yağan üstümüze geceden,
Yağmurlu, karanlık bir düşünceden,
Ormanın uğultusuyla birlikte
Ve dörtnala dümdüz bir mavilikte
Kar yağıyor üstümüze, inceden.

Sesin nerde kaldı, her günkü sesin,
Unutulmuş güzel şarkılar için
Bu kar gecesinde uzaktan, yoldan,
Rüzgâr gibi tâ eski Anadolu’dan
Sesin nerde kaldı? kar içindesin!

Ne sabahtır bu mavilik, ne akşam!
Uyandırmayın beni, uyanamam.
Kaybolmuş sevdiklerimiz aşkına,
Allah aşkına, gök, deniz aşkına
Yağsın kar üstümüze buram buram…
Buğulandıkça yüzü her aynanın
Beyaz dokusunda bu saf rüyanın
Göğe uzanır – tek, tenha – bir kamış
Sırf unutmak için, unutmak ey kış!
Büyük yalnızlığını dünyanın.

Arama Kelimeleri:


Portre – Ahmet Muhip DIRANAS

– QaOs

PORTRE

Bir bahara açık duran penceresinde
Belki bir gün gelir geçmiş zamanı arar
Diyerek bu portreyi çizdi sanatkâr,
Bir oda içinin ışık ve gölgesinde.

Verdi bir başka renk, başka biçim, hasından;
Diledi ki bir ölümsüz ömür yaşasın,
Geçsin geceleri kışın, günleri yazın,
Süzgün gözlerini seyredip aynasından.

Severdi, ağlardı, güler ve hatırlardı
Değişmeden önce sanatın fırçasında;
Onun bu güzel’e gebe Rönesansında
Günler birbirini güden hoş anılardı.

Şimdi çerçevede mahpus yaşamaktadır,
Alnında o yaman ölmezliğin zaferi;
Uzak bir rüyada yüzer gibi gözleri,
Artık ne gülmekte ne de ağlamaktadır

Arama Kelimeleri:


Rüzgar – Ahmet Muhip DIRANAS

– QaOs

RÜZGAR

Bu ne yeşil, ne mavi bu, ne sarı? Yolumuzda.
Nasıl koyup gitmeli bu denizi, bu kırları?
Uğulda, uğulda, uğulda sonbahar rüzgârı,
Bir dal kırabilir misin bakalım, gönlümüzde?

Bu şarkılar, bu hâlis sözler varken, dilimizde.

Arama Kelimeleri:


Gece – Ahmet Muhip DIRANAS

– QaOs

GECE

Ah, sen ey, ölüm kadar sonsuz olan
Ve dar bir tabut gibi rahat uyku!
Islak geceyi örtün kalbim, uyu!
Artık uykuyla tek başına kalan

Ruhum gemiler uğramaz bir liman

Bir tanrı gibi her tarafta korku;
İşliyor bütün saatler kurmadan,
Dışarda yağmur yağıyor durmadan,
Görmüyor pencereler sonsuzluğu.

Beni dibine çeker misin kuyu!

Bitti gücüne güvendiğim zaman,
Gökler yakın bir ayrılıkla dolu;
Aynasında yüzüm dalgalanan su,
Nağmesine vurgun olduğum umman.

Al beni rüzgar! Kül et beni volkan!

Toprakta o baş döndürücü koku
Ve ölüm, gece ucundaki çoban.
Gel yetiş, ey pişmanlık! İşte yaman
Bir gecedir, yaman bir gecedir bu.

O derin gözlerin ne güzel, puhu!

Arama Kelimeleri:


Ben Bir Yıldızım – Ahmet Muhip DIRANAS

– QaOs

BEN BİR YILDIZIM 

Ben bir yıldızım yıldızlar ortasında,
Sağa bakarım, sola bakarım, eyvah,
Yapayalnızım yıldızlar ortasında.
Bir bitmez düzelikte akşamla sabah.

Alabildiğine bana vermişler, “al! ”
Dayanılmaz boşluğuyla bu evreni
“Bu gerçek, bunu al! Bu düş, bunu da al! ”
Ne ki varsa, bana yazılmış nedeni.

Mutluyum, bu güzel, bu tek yıldızlıkta;
Milyonlarca sunu, adak sana, tanrım!
Ama kalbim çatlayacak yalnızlıkta,
Hiç olmazsa bir ayna ver bana, tanrım!

Arama Kelimeleri:


Hatıra – Ahmet Muhip DIRANAS

– QaOs

HATIRA

Dün, bir gölge gibi geçti yanımdan
Oydu, bir bakışta tanıdım onu;
Rüyalarıma tayf halinde konan,
Peşime bir korku gibi düşen o.

Bazı yapraktı, bazı bir rüzgâr.
Dolardı aydınlık olup, odama.
Bahçemde süzülür giderdi bahar
Sabahının fecri vururken cama.

Ayakları kumda bırakmadan iz
Yanıma geldiği hep gecelerdi;
Sanki bir lahitten kalkar ve sessiz
Uzak bir maziye dönüp giderdi.

Bir avuç ışıktı incecik yüzü,
Gözleri geceler gibi derindi;
İçine başımın her an düştüğü
Avuçları sudan daha serindi.

Geçerken dün yoldan, ruhumu saran
Bir gölge halinde ve ağır ağır;
Tanıdım; o, yâdı hoş zamanlardan
Seven ve yaşayan bir hatıradır

Arama Kelimeleri:


Kayıp Çocuk – Can YÜCEL

– Ece

KAYIP ÇOCUK

Birden işitilmez olsun ayak seslerim;
Gölgem bir başka sokağa sapıversin;
Unutayım bir anda her şeyi,
Nerde oturduğumu,
Bir tuhaf adem olduğumu Can adında.
Aklım arayadursun başka kapılarda kısmetimi,
Ben, bilmediğim sokaklarda bir başıma;
Gönlüm öylesine geniş, öyle ferah,
İlk defa görmüş gibi dünyayı,
Bir şaşkınlık içinde, yeniden doğmuş gibi;
Hatırlamam artık değil mi, dostlar,
Hatırlamam artık garipliğimi?

Can Yücel’in Kayıp Çocuk şiirinde de olduğu gibi her zaman kendini anlatan , herkesden farklı ve o anki ruh haliyle çalışmalara yer verdiği gözden kaçmıyor 

Arama Kelimeleri: