Can Yücel’in tüm şiirleri

etiketler)

Denli – Can YÜCEL

– QaOs

DENLİ

Deniz ki pirinç semaver
En sakin deminde çayın
Çınnnn

Mineli fincan elinde
Kıraathanesine
Yeats ile Pavese’nin
Buyrun…

Dönis ki Güzel’in sevgilisi
Görmedim dişçiymiş keriz
Kıskancımın dalgaları içinden
Kalan iki köpek dişimi
Damat, siz çeker misiniz?

Deniz ki Güler’le Güzelbahçe’deydik
Patladı Eşek İmbatı
Bu poyraz lekesi, bu liken
Dönünce dehşet lodosa
Huu dedim, huhuu
Secdeyettim laciverdiye

Deniz ki Hemingway’den mürebbiye
Saldı mıydı üstümüne aslanlarını
Göynümüzün en hayvan hayvanat bahçesinden
En LİYON’suz yeleleriyle

Aslan olalım hepimiz
Öfkesiz sevgi
Denizsiz kara
Erkeksiz karı
Eteksiz erkek
Olmayalım
Öyle ölmeyelim diye

Arama Kelimeleri:


Otuz – Can YÜCEL

– QaOs

OTUZ

Gardiyandı başımıza, kurt gibi bir gardiyan…
Başı belaya girdi bir esrar dalgasından.
Kuzu kuzu volta atıyor şimdi avluda.
Sine-i millete döndü Ramazan

Arama Kelimeleri:


Öyle Bi – Can YÜCEL

– QaOs

ÖYLE Bİ

Temiz gömlegimi giydim talimden sonra
Ayaklarını yıkıyor çeşme başında erler
İşte sen öyle bir serindin
Tuzladan kaptılarla inerken şehre
Ne güzel şey sivil denmesi çıplağa
Ve gün-açık penceresinden meselerin
Yamacın kuytusuna sokulmuş mavi
Ufacık bi parça deniz gibiydin

Şipka biberleriyle konmuş okulun camlarına
Arnavut Köyünün o muhacir güneşi
İste sen öyle bi cumartesiydin
Sahanlıkta saçlarını tarıyor kızlar
Raylar ondan böyle kıvılcımlanıyor
Köşeleri dönerken, önlükleri altından
Dünyaya başlar gibi aybaşlarının kokusu
Kalkan al tıramvaydın ergenlik durağımdan

Meyvahoşun orda bir sabahcı kahvesi
Gün ağarmıştı ama ben günaydın demedim
İşte sen öyle ışıklı bir yerdin.
Bilmiyordum hiç burda bir fırın olduğunu
Diz çöktüm asfalta, baktım aşağı, üüüü’üh!..
İşçiler ateşler ay çörekleri
Ve kılıc gibi taze ekmek kokusu…
Dağıttık evvel-allah yalnızlıkları

Yaşamak düğünse, sen orda gelindin
Seni soydum, Güler, dünyayı giyindim

Arama Kelimeleri:


Suret – Can YÜCEL

– QaOs

SURET

Sen değildin görüş günü tel örgüden görünen,
Boncuklarla işlediğim suretindi o senin;
Gölgenin güneşe nisbeti, leylim
Hem seni ben, seni görmekle görmüş değilim,
Görmedikce gözlerinin gördüğünü tekmil;
Sabahları çarşıya giderken, örneğin,
Gece dışarıda kalmış

Arama Kelimeleri:


Tabir İçin Bir Rüya – Can YÜCEL

– QaOs

TABİR İÇİN BİR RÜYA

Hiç mi sabah görmedik yani !
Böyle yeşil gökyüzü mü olurmuş !
O karpuzu hangi dürzü astı oraya ?..
Vur bıçağı , bakma yaşın gözüne !
Çal bıçağı parmaklıklar arasından
Ki yarılsın çil çubuklu -kabuğu
Çatırdıya çatırdıya !..
Vur pençe-i Ali’deki şemşir aşkına !
Vur ki çıksın,
Çıksın gayri ortaya
Kuyu- yeşil hapislere sığmayan,
Kan-davalı ,
Delikanlı
Kızılbaş !..

Türkiyat Vapuru – Can YÜCEL

– QaOs

TÜRKİYAT VAPURU

Yanaşmadan önce dağıldı iskeleye
Önce karinesi, sonra sintinesi
Derken alt-vasat-ve üst güvertesi
Baş üst-vasat-alt
Ardından kıç üst-vasat-alt yolcuları
Dağıldılar bir meçhul semte
Kırlangıçlarleyin ellerinde filileri, çantaları
Kimisi dargın eski çifteciler
Dağıldılar kırlangıçlarleyin bir meçhule
Deniz su döküyor arkalarından
Haydan gelip huya giden cümlelere
Kaptan köskü yüzüyor dalgaların üstünde
Sakuli bir bok gibi
Kaptanı tayfasıyla

Ya’u – Can YÜCEL

– QaOs

YA’U

Elektrikler söndü dün gece,
Zorbela toplayıp satrancın taşlarını
M E C B U R E N yattık
  
Simsiyah kediler gibi dolaşıyor koğuşta
Uyuyan dostların nefesleri.
D O L A Ş S I N L A R   azıcık !
  
Tam ben de eve doğru açılıyordum
Şıpırdatmadan hiç kürekleri,
Yanmaz mı o tepemdeki yüz mumluk ışık!
  
Bir kürek mahkumunu Boğazda sandal sefasına
Haklılar, bırakmazlar tabii ama…
Ya’u ne güzel şeymiş meğer K A R A N L I K !

Yangın Var – Can YÜCEL

– QaOs

YANGIN VAR

Aslı mı? Belki.
Odalık mı? Asla!
Ne Matisse’den ne de Çırağan Sarayından!
Bir sobaydı Allah tarafından o deli hatun
Upuzun saçlarıyla bir demir-döküm…
Yaktıkça kendini nefsinle nefesimle
Yandıkça duşistandan düşürdüğüm odun
Isınırdı oda, ısınırdı ev, ısınırdı acun
O da, ben de, yan yana ve yana yana
Sevişerek ölmeyi öğrendik sonunda
Ondan şimdi böyle Ortalık duman
Baksana baharlar yağıyor üstümüze ağaçlardan
Aslı varsa onun
Ki kerem edin ki var
O sobaysa
Ben de ona yangınım yangın

Yapraktı – Can YÜCEL

– QaOs

YAPRAKTI

Başka türlü bir şey benim istediğim:
Ne ağaca benzer, ne de buluta.
Burası gibi değil gideceğim memleket
Denizi ayrı deniz,
Havası ayrı hava..

Bir başka yolculuk dalından düşmek yere
Yaşadığından uzun

Bir tatlı yolculuk dalından inmek yere
Ağacın yüksekliğince
Dalın yüksekliğince rüzgarda
ve bir yeni ömür
Vardığın çimen yeşilliğince

Nerde gördüklerim?
Nerde o beklediğim
Rengi başka
Tadı başka..  

Yaşasın Cazın Getirdiği Devrim – Can YÜCEL

– QaOs

YAŞASIN CAZIN GETİRDİĞİ DEVRİM

Hiç kimse kalmadı
Çiçekler çarpık açıyorlar
Ampüller eğriydi
Merdivenlerden çıkamıyordum
Tavan basıktı
Sifon işlemiyordu
Sıçamıyordum
İşeyemiyordum
Bir ölü militan baharı
Bir apartman dairesinde bekliyordum
Ben ki beklemeyi sevmem
Beklemek benim için bir azap olduğuna göre
Beni gazaba getirir
Tramvay ihtiyarı duraklarında bekleye bekleye
İhtiyarlamış bir komünist olarak
Gitardan çıkan tın sesleri
Beni yeniden adam edecektir
Havada havva olan bir adem
Ve yaklaşırken bütün güzellikleri baharla birlikte
Arkadaşlarım olan cazcılar
Elbette bulacaklar bir acıbadem
Ve biz yaşamayı yeniden kuracağız
Bu zıkkım denilen ritim
Ve stringtin
Hepimiz yaşamaktaki inkılap içinde değiliz
Yaşasın cazın getirdiği devrim.

Arama Kelimeleri: