Sohbetçi – Şiir

Sohbetçi – Şiir

Şiir tadında blog

  • Sohbet
  • Şiir
  • Sohbetci blog
  • Manzara Resimleri
  • Site Map
  • Google
  • Windows Wallpapers
  • Twitter Arka Planları
  • Manzaralar
  • Slayt
  • Ana Sayfa
  • Hakkımızda
  • Manzara Resimleri
  • İletişim

Sabri Abi – İbrahim SADRİ

Kategori İbrahim SADRİ, Şiirleri yazar Ece
Tem 14 2009
Konuyu görüntüle.

SABRİ ABİ

Ah ulan ah Sabri Abi
Yüreği elinde çocuk
Diz boyu karda açan ahçiçeği
Aşkın kendisi yani
Hürriyetin geleceği
Sert sakallarında vurgun izi

Ah ulan ah Sabri Abi
Yorgun akşamların kederli sofralarında
Önce duran sonra vurulan dostluğumuz gibi
Temiz pak
Sen beni bir volkanın kapısında bıraktın
Hani sen benim elimden tutacaktın
Can olacaktın
Sen beni severdin
Sen yüreğinde vurgun göğsünde darp izi
Sen hani güler geçerdin

Ah ulan ah Sabri Abi
Gittin
Geride kan geride tortu
Geride bir hain karanlık
Ki diz boyu
Geride eski şarkılar kaldı sadece masalara çizdiğimiz
Geride takvim yazıları mahpus mektupları
Solgun fotoğraflar ve saksıda kurumuş Cezayir menekşeleri
Geride bir ömür kaldı yarım bıraktığın
Hani güzel günler gelecekteydi Sabri Abi
Hani beyaz arabamız bir impalamız olacaktı
Hani cebimizde paramız
Hani dudağımızda ıslığımız
Hani sahilde çay içecektik adam gibi
Pahalı birer gömlek giyecektik
Jilet gibi ütüleyecektik lacilerimizi
Kahpe dünyanın ta ciğerine üfürecektik cigaralarımızı

Ah ulan ah Sabri Abi
Sensiz erken kapanacak bolkepçe lokantası
Bir daha Yılmaz Güney oynamayacak yazlık sinemada
Bir daha leblebi kavurmayacak Nuri Amca
Kabataş kaldırımlarda
Bir daha birlikte çıkamayacağız sabaha
Bir daha, bir daha olmayacak
Sahilde Kısmetim Teknesi bizim için yanmayacak
Tophane Limanı’na Rus Gemisi odesa gelmeyecek
Bizi sevmeyecek, yüreğimizdeki umut
Bizi sevmeyecek karabaş köpeğimiz
Bizim için şikayetsiz bir nar gibi yanmayacak cihangir

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (1 oy, Şuan: 5 üzerinden 5,00)
Loading ... Loading ...
Henüz yorum yapılmamış »
Etiketler: İbrahim SADRİ, İbrahim Sadri hakkında bilgi, İbrahim Sadri Sabri Abi şiiri, İbrahim Sadri şiirleri, İbrahim Sadri'nin şiir üslubu, İbrahim Sadri'nin tüm şiirleri, sabri abi, ünlü şairlerin şiirleri

Nan Gibi – İbrahim SADRİ

Kategori İbrahim SADRİ, Şiirleri yazar Ece
Tem 14 2009
Konuyu görüntüle.

NAN GİBİ

Ve gözlerin gelir geçer içimden
Su içerken sen sokulurken akşam kızıllığına
Ekmeği bölerken
Yalnızsam yıllar nasıl geçmişse aradan
Unutmak kolay sanmışsa şarkılar
Şiirler yalan yazmışsa ayrılığı
Kör olsun sözlerim, unuttuysam adını
An gibi aklımdasın

Gelir geçer gemiler
Belki sende geçersin diye
Bir kumru konar her sabah pencereye
Bir miladı taşır gece bir yıldız
Soğuk olur, üşürsün ya adamakıllı
Hani sarılırsın kendine
Hani aklın karışır
Bu bir divaneliktir gönül aha alışır
Ömrüm bitse ne çıkar
Can gibi aklımdasın

Gündür geçer gider
Belki bir şey kalmaz sanırsın
Yani bir sabah uyandığında
Ne hayatın tortusu ne kokusu alışmışlığın
Her şey başka olacaktır
Başka bir otobüs başka bir gazete
Resimlerden silinecek yüzün belki de ne adın ne sanın
Bir şafak vakti açınca gözlerini
Bir merhabayla
Yeniden kurulacak dünya
Ve sen her şafak
Nan gibi aklımdasın

Bazen bir şey geçer içinden insanın
En ücra yerlerinden cesaret gibi bir şey
Ne olacak işte kömür yanmıyorsa eskisi kadar güzel
Fasulyenin tadı yoksa
Şarkılar yakmıyorsa içini
Sadri alışık öyle güzel ağlamıyorsa
Aşık olmayı beceremiyorsa izzet günay
Mahallenin en güzel kızına
Denizin tuzu
Yalnızlığın bahanesi yoksa
Bir bıçak saplanınca yüreğinin tam ortasına
Zannetme ki ölmek zor
Ölmek kolay kolay da
Kan gibi aklımdasın

Bu da geçer
Her sabah kanayacak değil ya
Bakarsın taze ekmek çıkarır köşedeki fırın
Biraz da helvası bizim bakkalın
Senden ayırdığım üç beş zeytin
Otururum sofraya
Her lokmada geçer acısı belki bırakılmışlığın
Bende unuturum nasıl unutulursa sana susuzluğum
Ve nasıl becerdiysem kahrolmayı
Öyle unuturum ekmek gibi
Nan gibi aklımdasın

Ve gözlerin gelir geçer içimden
Su içerken sen
Sokulurken akşam kızıllığına
Ekmeği bölerken
Yalnızsam yıllar nasıl geçmişse aradan
Unutmak kolay sanmışsa şarkılar
Şiirler yalan yazmışsa ayrılığı
Kör olsun sözlerim, unuttuysam adını
An gibi aklımdasın
An gibi aklımdasın
Aklımdasın

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (1 oy, Şuan: 5 üzerinden 5,00)
Loading ... Loading ...
Henüz yorum yapılmamış »
Etiketler: aşk şiirleri, İbrahim SADRİ, İbrahim Sadri hakkında bilgi, İbrahim Sadri Nan Gibi şiiri, İbrahim Sadri şiirleri, İbrahim Sadri'nin şiir üslubu, İbrahim Sadri'nin şiir yaşamı, İbrahim Sadri'nin tüm şiirleri, nan gibi, sevgi siirleri, ünlü sairler

Kırmızı Araba – İbrahim SADRİ

Kategori İbrahim SADRİ, Şiirleri yazar Ece
Tem 14 2009
Konuyu görüntüle.

KIRMIZI ARABA

Süleyman kara bıyıklı bir işçidir
Ve bu kara bıyıklı Süleyman’ın hikayesidir
İş bulduğu günlerde evine dik dönmekte
Ve götürdüğü ekmeği yemektedir
Karısı Neriman ve oğlu Cevahir’le birlikte

Ne kadar zalim esse de rüzgar
Ne kadar belini bükse de ekmek parası
Aslan gibi bir adamdır işçi Süleyman

Onun Cevahir’i vardır
Cevahir altı yaşındadır
Çünkü gözleri çakmak çakmaktır
Çünkü Süleyman’a bir başka bakmaktadır

Bir pazar sabahı
Tutar babası Süleyman; Cevahir’in elinden
Ve yanında kader yoldaşı karısı Neriman
Çıkarlar gezmeye İstanbul’u inadına
Bir yol düşünür Süleyman
Ulan bu bahtı kapalı kentte
Yürümek de parayla değildir elbette
Üstelik Neriman’a hanidir istediği o naylon terlikle
Canından özgü Cevahirine
Bir gazozla bir simidi alabilecek kadar
Para da vardır cepte

Yürürler İstanbul şehrinin kalbine
Önce Nerimanın naylon terliği alınır bir seyyardan
Sonra da beğenirler simidin en hasosunu umutları Cevahir’e

Anlatır işçi baba Süleyman
İş ararken adım adım arşınladığı sokakları
Bak Cevahir işte şu Yeni Cami
Hem cami hem güvercinlerinin bakması nasılsa bedavadır

Bak Cevahir şu dumanı tütenler vapur
Şu çığlık çığlığa ağıt yakanlar martılardır
Hem vapurun dumanı hem vapurun düdüğü de bedavadır
Bak Cevahir şu uzakta görünen de köprüdür
Geçmesi değilse de onun da bakması bedavadır

O pazar günü
Kara bıyıklı işçi Süleyman
Karısı can yoldaşı Neriman
Ve gözleri çakmak çakmak olan oğulları Cevahir
Gezerler İstanbul şehrini böyle bedavadan

Ve birden mumun alevi söner
İstanbul’un yalanı biter
Nasıl olur bilinmez takılır Cevahir’in gözü
Bir oyuncakçı vitrininde
Pırıl pırıl yanan kırmızı oyuncak arabaya
Döner karabıyıklı dağ gibi babası Süleyman’a
Bana şu kırmızı arabayı alsana baba
Alsana be Süleyman
Canına can parçana
Bir oyuncak araba almayacaksan eğer
Yuh olsun sana
Nasıl olsa babası onu çok sevmektedir
İşin belası küçük Cevahir bunu bal gibi bilmektedir

Bir vitrindeki kırmızı arabaya bakar Süleyman
Bir karısı Neriman’a
Sonra takılır gözleri Cevahirin gözlerindeki umuda inadına
Ulan alt tarafı bir oyuncak araba
Dünya yansa yorganın yok içinde Süleyman
Alem çökse üstüne hayıfın çok Süleyman
Bakarsın cepteki son gazoz parasına
Cevahir’in o kocaman umuduna
Yakışır şu kırmızı araba

Bırakır karısı Neriman’la Cevahir’i dışarda
Girer iflah etmez bir umutla dükkana
Sorar dağ gibi Süleyman
Usta şu vitrindeki nazlı gelin
Şu zalımın ışıltısı
Şu bahtımın kara yıldızı
Şu İstanbul ağrısı
Şu Cevahir’in çakmak çakmak gözleri
Şu kırmızı araba kaç para
Bir Süleyman’a bakar adam bir arabaya
Çok para der hemşerim yani çok para
Süleyman cebinde bir gazoz parası
Yıkılmış bir dağ artığı
Bir tufan sonrası perişanlığı
Döner kapıya çıkmak için dışarı
Oğlu Cevahir
Kırmızı arabayla getirecek
Babasını beklemektedir
Nasıl olsa babası ordan
O kırmızı arabayla çıkacaktır
Nasıl olsa
Kara bıyıklı dağ gibi
İşçi Süleyman babasıdır
Yani Cevahir’in gözünde o
Dünyanın en güçlü
Dünyanın en zengin
Dünyanın en büyük adamıdır
Süleyman

Ama Süleyman
Eli boş çıkar dükkandan
Sorar Cevahir hani baba
Hani kırmızı araba
Sorar hesabı bulutlar dağa
Nasıl desin Süleyman
Nasıl desin adam yüreği
Ben onu sana alamadım
Benim ona param yetmedi diye
Başlar ağlamaya Cevahir
Başlar bulutlar ağlamaya
Yanar yerin yedi arzı
Ve güvercinlerin kalbi başlar kanamaya
Ulan istanbul yanar içine Süleyman’ın
Sorar Cevahir
Hani baba hani kırmızı araba
Martıları gösterir Süleyman
Bak ne güzel uçuyor
Cevahir martılar havada
Boş ver kırmızı arabayı
Baksana martılara
Bakmaz martılara Cevahir
Bakar yangın gibi arabaya
Ama bak der Süleyman
Ne güzel uçuyor martılar havada
Cevahir bir çocuktur küçük yüreğinde yer çoktur
Takılır gözü martılara
Gözünden sel olup akan kan rengi yaşlarını siler
Evet der ne güzel uçuyor martılar havada
Ve unutur gider Cevahir kırmızı arabayı

Unutur gider dalar gözleri martılara
Cevahir unutur unutmasına ya
Kara bıyıklı dağ gibi işçi baba Süleyman
Ömrü boyunca unutmaz o kırmızı arabayı
Her gece döşeğine yattığında
Uyumak için gözlerini kapadığında
Demir lokma gibi
Bir kırmızı araba takılıt durur kursağına
Bütün ömrü boyunca

İşte bu
Kara bıyıklı Süleyman’ın hikayesidir
Ve herkesin bir yerine
Birgün bir Süleyman acısı değmiştir

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (1 oy, Şuan: 5 üzerinden 5,00)
Loading ... Loading ...
Henüz yorum yapılmamış »
Etiketler: İbrahim SADRİ, İbrahim Sadri hakkında bilgi, İbrahim Sadri şiirleri, İbrahim Sadri'nin edebi kişiliği, İbrahim Sadri'nin şiir üslubu, İbrahim Sadri'nin tüm şiirleri, kırmızı araba, ünlü şairlerin şiirleri

Haziran – İbrahim SADRİ

Kategori İbrahim SADRİ, Şiirleri yazar Ece
Tem 13 2009
Konuyu görüntüle.

HAZİRAN

mektubun geldi arkadaşım
haziran da geldi
şimdi sen, denizi de yazmışsındır
beni beter edeceksin ya
martılarını ve simidini İstanbul’un
göznurum
suyun çiçeğe çimene yürüdüğü bir mevsimde
bana umudu yazmana ne hacet
hadi biraz
şehrin şarkısından ve arkadaşlarından bahset

mektubun geldi arkadaşım
haziran da geldi
gönderdiğin gibi duruyorum burada
hiç ağlama
ağlamak yakışmıyor haziranda adama
iyi yanları da yok değil ama
bak erken kalkıyorum mesela
gökyüzüne bakabiliyorum arada sırada
arada sırada koymuyor değil
koyuyor hasretlik onca kahrıyla, ama arada
hadi çocuklardan bahset
herkes iyi diye bir yalan yaz mesela
pazar günleri onları güneşe çıkar
ellerinden tut götür uzak bir limana
sevgili karıma da bir gül diziyorum boncuktan
mahsus selam ediyorum bütün arkadaşlara

mektubun geldi arkadaşım
haziran da geldi
kimin aklına gelirdi ki
aşkın ve sevdanın hatrına
bir menekşe büyüteceğim iki ranza arasında
sonra türküler öğreneceğim
zulümün, ayrılığın ve turnaların adına
gönderdiğin kitapları da okuyorum
elin değerse ve zor değilse
biraz çimen taze bir gül yaprağı
karımın sesinden ve çocuklarımın gülüşünden de koy
bir daha ki mektuba
arkadaşların yüreğini de unutma

mektubun geldi arkadaşım
haziran da geldi
yağmur da yağıyor mu
ıslanıyor musunuz eskisi gibi
eskisi gibi anıyor musunuz arkadaşınızı
hiç unutmadığım adlarınızı
adımın yanına yazıyor musunuz
bu pazar açık görüş var
çocuklarımı, karımı ve arkadaşlarımı istiyorum
konuşuruz ordan burdan
elleriniz elime yüreğiniz yüreğime dokunur
tamam, biraz da ağlarız
ağlarız işte n’olur
mapusluk mevsiminde o kadar olur

mektubun geldi arkadaşım
haziran da geldi
gönderdiğin gibi duruyorum burada
hiç ağlama
ağlamak yakışmıyor haziranda adama
iyi yanları da yok değil ama
bak erken kalkıyorum mesela
gökyüzüne bakabiliyorum arada sırada
arada sırada koymuyor değil
koyuyor hasretlik onca kahrıyla, ama arada

hadi çocuklardan bahset
herkes iyi diye bir yalan yaz mesela
pazar günleri onları güneşe çıkar
ellerinden tut götür uzak bir limana
sevgili karıma da bir gül diziyorum boncuktan
mahsus selam ediyorum bütün arkadaşlara

mektubun geldi arkadaşım
haziran da geldi
gönderdiğin gibi duruyorum burada
hiç ağlama
ağlamak yakışmıyor haziranda adama
iyi yanları da yok değil ama
bak erken kalkıyorum mesela
gökyüzüne bakabiliyorum arada sırada
arada sırada koymuyor değil
koyuyor hasretlik onca kahrıyla, ama arada

mektubun geldi arkadaşım
haziran da geldi

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (2 oy, Şuan: 5 üzerinden 5,00)
Loading ... Loading ...
Henüz yorum yapılmamış »
Etiketler: aşk şiirleri, haziran, İbrahim SADRİ, İbrahim Sadri hakkında bilgi, İbrahim Sadri şiirleri, İbrahim Sadri'nin hayatı, İbrahim Sadri'nin şiir üslubu, İbrahim Sadri'nin tüm şiirleri, sevgi siirleri, ünlü şairler ve şiirleri

Vur Bitsin – İbrahim SADRİ

Kategori İbrahim SADRİ, Şiirleri yazar Ece
Tem 13 2009
Konuyu görüntüle.

VUR BİTSİN

Orada masanın üstünde bir resim,
İkimiz denize karşı durmuşuz Üsküdar’da
Saçlarımızın üzerinde martılar,
Gözlerimizde acemi bir aşk
Ve tuhaf ve çocuksu bir mutluluk,
Senin sırtında sarı yağmurluğun
Kadıköy’de ucuzluktan almışız
Bende o siyah kazak hani bir kedi gibi sokulduğun
Şubat ve yağmur yağıyormuş meğerse,
Islatan her tarafımızı
Orada masanın üstünde bir resim,
Yak bitsin
Orada kapının arkasında bir yazı,
Seviyoruz yazmışız birlikte,
Harfler nasıl titremiş meğer ellerimizde,
Bir pazartesi akşamı ben eve dönünce
Tutup öyle yazmışız nereden estiyse,
Hep gülüşün, hep sıcaklığın sinmiş harflere,
Ne yaptığın çorbanın, ne pilavın tadı
Sobayı yakmayı unutmuşuz ne gam,
Senin çiğdemler açmış yüzünde sıcaklığın
Orada kapının arkasında bir yazı
Sil bitsin.
Orada sehpanın üzerinde iki bardak,
Senin demlediğin çayı içmişiz birlikte
Nasılda dalgamızı geçmişiz dünyanın bütün dertleriyle,
Bir masalmış bir yalanmış gibi korkmuşuz,
Sıkı sıkıya yaslanmışız bahtımızın kara yıldızına
Ben tek sen üç şeker atmışın filiz çayımıza
Sonra açıp perdeyi gökyüzünden bir dilek tutmuşuz,
Mehtap gülümsemiş deli yürek çocukluğumuza
Orada sehpanın üzerinde iki bardak,
Kır bitsin.
Orada odaya saçılmış küçük hatıralar,
Ne yana dönsem bir parça bir şey senden
Belki minik kızgınlığın, belki bir gülüşün orda,
Böreğin altını yakışın, düğmeyi dikerken iğneyi eline batırışın,
Ve saçların hep o kan gülleri taktığın saçların, beni mahpus bıraktığın saçların.
Ne yana dönsem bir parça bir şey senden
Hep o kanepede oturmuşluğun, şu senin küçük yastığın, şu eşarbın,
İşte şu bir haziran akşamı gitmek için ayaklanışın
Ne yana dönsem bir parça bir şey senden
Orada odaya saçılmış küçük hatıralar,
Git bitsin.
Orada ayaklarının dibinde bir adam,
Adam bütün adamlığını dökmüş önüne,
Böyle kaç gün yada kaç gece, ayaklarının dibinde,
Öyle kolay mı öyle kolay gitmek,
Her şeyi bu İstanbul’u, o sevdiğin adaların kokusunu
Mısır çarşısını, Eminönü’nün balık ekmeğini
Beyoğlu’nun sinema salonlarını birlikte beklediğimiz 28 numarayı,
Unutmak öyle kolay mı, öyle kolay,
Orada ayaklarının dibinde bir adam,
Kov bitsin.
Orada çekmecede yedi otuzbeş bir silah,
Babadan kalma,
Hani bir bayramda saydırmışız havaya,
Sen biraz ürkek sokulmuşun omzuma,
Kuşlar havalanmış bütün kuşları İstanbul’un,
Giderken galiba bir beni birde bunu unutmuşun
Orada çekmecede yedi otuzbeş bir silah,
Ve burada zaten öldürdüğün bir yürek,
Vur bitsin

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (2 oy, Şuan: 5 üzerinden 5,00)
Loading ... Loading ...
Henüz yorum yapılmamış »
Etiketler: aşk şiirleri, İbrahim SADRİ, İbrahim Sadri hakkında bilgi, İbrahim Sadri şiirleri, İbrahim Sadri'nin eserleri, İbrahim Sadri'nin şiir üslubu, İbrahim Sadri'nin şiir yaşamı, sevgi siirleri, ünlü şairlerin şiirleri, vur bitsin

Öylesine Sevmiştim – İbrahim SADRİ

Kategori İbrahim SADRİ, Şiirleri yazar Ece
Tem 13 2009
Konuyu görüntüle.

ÖYLESİNE SEVMİŞTİM

Şimdi gidiyorsun, git
Bütün sabahları üşüdüğüm
Bütün gördüğüm senli günlerim,onlarda gitsin
İçimde bir şarkı
Gözümde bir ışık kalmıştı herşeye inat
Kapat gözlerimi, sevdiğim anlar da gitsin
Yıldızları da alsana yanına gökyüzünden
Sevdiğimiz şarkıları da
Pencereme konan yusufçukları da
Bana karanlığı bırak
Beni bırak, beni böyle bırak
Böyle ansızın, böyle yakışıksız
Böyle anlamsız, böyle dağınık
Öyle kapıda susuşun
Öyle sarsak, öyle serkeş, öyle çerkes duruşun
Öyle sağlam, öyle bir de vuruşun
Koy beni sensizliğe
Ve otursun içime kül gibi kor yangının

Şimdi gidiyorsun, git
Hadi git
Hepsi hepsi bir sevda benimkisi, al da git
Hadi kanatma
Hadi yıkma
Hadi dokunma
Zaten ben seni öylesine sevmiştim

Şimdi gidiyorsun, git
Bütün sabahları üşüdüğüm
Bütün gördüğüm senli günlerim,onlarda gitsin
İçimde bir şarkı
Gözümde bir ışık kalmıştı her şeye inat
Kapat gözlerimi, sevdiğim anlar da gitsi

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (2 oy, Şuan: 5 üzerinden 5,00)
Loading ... Loading ...
Henüz yorum yapılmamış »
Etiketler: aşk şiirleri, İbrahim SADRİ, İbrahim Sadri hakkında bilgi, İbrahim Sadri şiirleri, İbrahim Sadri'nin edebi kişiliği, İbrahim Sadri'nin şiir üslubu, İbrahim Sadri'nin tüm şiirleri, öylesine sevmiştim, sevgi siirleri

Yalan – İbrahim SADRİ

Kategori İbrahim SADRİ, Şiirleri yazar Ece
Tem 13 2009
Konuyu görüntüle.

YALAN

Hadi gidiyorsun
Yürekten kan gidiyor,sen gidiyorsun
Herşey gidiyor
Gökte bulut,dağda kar,düzde kervan gidiyor
Solgun bir gül oluyor insan
Bir demet kar çiçeği ölüyor,sen gidiyorsun
Ne ucuz yaşıyorsun,ne kolay
Bir kristal gibi ellerimden düşüyorsun
Bakma öyle
Ben kanıyorum sen üşüyorsun

Kolay değil bir yalan bu
Yaralayan koca bir yalan
Yalan işte
Sevdiğim yalan
şarkılardan arta kalan ve sabah buğusu
Ve tarla faresi ve ekmek derdindeki işçi kalbi gibi
Yumuşacık sıcak bir yalan

Islak gözlerimle geçiyorum
Yaralı bir ceylanın kalbinden
Ceplerimde kül var
Bir yangından arta kalan

Sorduğum adreslerde kimse oturmuyor
Ve kimse olmuyor ben sorduğum zaman
Herşey bir yalan gibi yandığı zaman
Yalnız olduğunu anlıyor insan
Anladım ve geçtim
Yaralı bir ceylanın kalbinden

Aynamı kırdım,fotoğraflarımı yaktım
Nasıl da acımasızdım tafralarıma karşı
Nasıl da umarsız

Su gördüm düşümde
Karanlıktı ve gürültüyle çağlıyordu
Ceplerimde kül vardı ve yanıyordu
Sonra sabah oluyor
Ve bir ceylan kalbinde alem ağlıyordu

Hayır,diyordu bir dağ köylüsü
Hiç bir şey için geç değil
Ve geç değil
Birşey için hiçbirşey
Birşey vardı öyleyse,birşey
Beni çeken
Güneşin dağdasından uzağa
Kocaman çayırlara çeken birşey
Gümrah ırmaklara
Sonra sıcağa sonra acıya
Sonra yaralarıma merhem olmaya kapıma dayanan
birşey

Tutsana beni bırakmasana
Olsun,yaralasana
Olsun,ağrısa da
Yalan da olsa kalsana

Dağ köylüsü aşkın olduğu yerde ben varım
SEN OLMASAN DA ben varım
Yağmur yağar,saçlarım filizlenir
Bir yıldız düşer omuzlarıma
Islık çalar,ıslanır,şarkılarımı söyler geçerim kapımdan
Camların buğusundan ve yağmurun kokusundan

Tanırlar beni
En iyi YALANLARINI alırım onların
Adresler sorarım kimseler oturmaz orada
Ve kimseler olamz ben sordukça

Dağ köylüsü
şimdi gidersen
şimdi git
Kalırsan şimdi

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (Henüz Oylanmamış)
Loading ... Loading ...
Henüz yorum yapılmamış »
Etiketler: aşk şiirleri, İbrahim SADRİ, İbrahim Sadri hakkında bilgi, İbrahim Sadri şiirleri, İbrahim Sadri Yalan şiiri, İbrahim Sadri'nin eserleri, İbrahim Sadri'nin hayatı, İbrahim Sadri'nin tüm şiirleri, sevgi siirleri, yalan

Bizim Yaşadığımız – İbrahim SADRİ

Kategori İbrahim SADRİ, Şiirleri yazar Ece
Tem 13 2009
Konuyu görüntüle.

BİZİM YAŞADIĞIMIZ

Bizim de yaşadığımız hayattır kardeşim
Biz de soluk alıp vermekdeyiz
Yani her insan gibi sevmekteyiz, sevilecek şeyleri
Mesela
Bir kırçiçeğini
Çimeni toprağı börtü böceği
Kurban bayramlarında kınalı koçları
Başları eloyası işlemeli yemeni ile kapalı
Bembeyaz saçlı kırış kırış alınlı
Pencere kenarlarında oğullarını bekleyen anaları

Bizim de yaşadığımız hayattır kardeşim
Günün birinde resmi kayıtlara
Evraklara sicillere ve dosyalara geçtiyse de adımız
Fotoğrafımızın üstüne bir mühür basıldıysa da
Bir önden bir yandan göründüysek de sabıka
Kayıtlarında
Bizim de yaşadığımız hayattır kardeşim
Biz de soluk alıp vermedeyiz
Yani her insan gibi sevmekteyiz, sevilecek şeyleri

Nezarethaneleri bildiğimiz kadar
Koğuş raconlarını bildiğimiz kadar
İflah etmez mapusane türküleri söylediğimiz kadar
Güzel şeyleri de biliriz kardeşim

Bir yetimin başını okşamayı
Yolda kalmışa kapımızı açmayı
Sıcak tarhana çorbası kaşıklamayı
Ve gece yarısı ansızın sıkılan üç kurşunu
Bağrımızda karşılamayı

Bizim de yaşadığımız hayattır kardeşim
Ve her ne kadar sabah namazı vaktinde
İnatla çalınırsa da kapımız
Bir mintan bir picama altı
Apar topar götürülürsek de
Bilinmez bir yere
Üç damla yaş dökerse de
İki yaşındaki oğlum
Orda öyle aniden büyürse de
Göğsüne vurursa da yumruklarını anam
Ve babam bu da gelir bu da geçer evlat
Üzülme derse de
Komşular seyre durursa da
Kapı önlerinde
Ne yapmış derse de biri
Kim bilir ne yapmıştır
Derse diğeri ötekine
Yapmıştır ulan yapmıştır
Delikanlı değil mi yapmıştır
Diye bağırırsa da biri
Yine bizim de yaşadığımız hayattır kardeşim
Biz de soluk alıp vermekteyiz
Yani her insan gibi
Sevmekteyiz sevilecek şeyleri

Kalbim ağrıyorsa da kardeşim
Gönlüm bulanıyorsa da
Tedirginsem kuşkuluysam
Kalın kitapların yazdığına bakarsan
Acaip suçluysam
Havada hıyanet kokusu
Dışarıda pis bir sıcak
Duvarlarda yazılar
Kalbimizde acılar varsa da
Bizim de yaşadığımız hayattır kardeşim

Mektubun geldi bugün haziran
Kimselere göstermediğin ak saçlarının kıvrımlarından
Haberin geldi
İki damla gözyaşın sarı kağıtta
Çok bakarsın yağmur yağan da
Islak ve buğulu camların ardından bilirim
Bilirim, acı
Nasıl da topak olur oturur adam yüreğine
Ne var yani işte
İyiyim diyorum ya
İnan olsun iyiyim anne
İnsan gerçekten iyi oluyor, iyiyim dedikçe
Bak üzülme
Yazıyorum bir daha
N’olur üzülme
Üzülmüyor analar
Oğulları üzülme dedikçe

Bizim de yaşadığımız hayattır kardeşim
Biz de soluk alıp vermedeyiz
Yani her insan gibi sevmekteyiz, sevilecek şeyleri
Mesela
Bir kırçiçeğini
Çimeni toprağı börtü böceği
Kurban bayramlarında kınalı koçları
Başları eloyası işlemeli yemeni ile kapalı
Bembeyaz saçlı kırış kırış alınlı
Pencere kenarlarında oğullarını bekleyen anaları

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (Henüz Oylanmamış)
Loading ... Loading ...
Henüz yorum yapılmamış »
Etiketler: bizim yaşadığımız, İbrahim SADRİ, İbrahim Sadri hakkında bilgi, İbrahim Sadri şiirleri, İbrahim Sadri'nin şiir üslubu, İbrahim Sadri'nin tüm şiirleri, ünlü şairlerin şiirleri

Bir Şey Söyle – İbrahim SADRİ

Kategori İbrahim SADRİ, Şiirleri yazar Ece
Tem 13 2009
Konuyu görüntüle.

BİR ŞEY SÖYLE

Bir şey söyle
Denizler tutuşturulduğunda
Dağlar yürütüldüğünde bir şey söyle
Yıldızlar semadan bir bir döküldüğünde üstümüze
Bir şey söyle
Ben seni unuturum
Söyle
Yer başka gök başka olduğunda
Sallanıp çalkalandığında uçsuz bucaksız sema
Hani biz
Ateşin etrafını sarmış pervaneler gibi olduğumuzda
Bir şey söyle
Unuturum ben seni söyle

Kalplerde gizlenenler ortaya döküldüğü zaman
Gök yarıldığı zaman
Ne oluyor bu yere böyle dediği zaman insan
Ve kalakaldığında yüzkarası şiirlerim
Ve sensiz bir zaman
Ve ayaklarımızın altından toprak kayıp
Dümdüz edildiği zaman
Bir şey söyle

Yoksa unuturum ben seni
Bir şey söyle
Emzikli anne kucağındaki yavrusunu unuttuğu zaman

Güneş katlanıp dürüldüğünde
Unuturum ben seni
Yıldızlar kararıp döküldüğünde
Unuturum
Dağlar yürütüldüğünde
Gebe develer salıverildiğinde
Vahşi hayvanlar toplanıp biraraya getirildiğinde
Bir şey söyle
Denizler bir kez daha tutuştuğunda
Ruhlar birleştirildiğinde
Diri diri toprağa gömülen kız için sorulduğunda
Bunun ölümü hangi suçu sebebiyle
Haydi söyle
Bir şey söyle

Defterler açıldığında
Gökyüzü sıyrılıp alındığında
Cehennem tutuşturulduğunda
Cennet yaklaştırıldığında
Unuturum ben seni
Her şeyin unutulduğu o anda
Bir şey söyle

Gök sallanıp çalkalandığı
Dağlar yürütüldüğü
Yalanlayanın vay haline olduğu zaman
Unuturum
Bir şey söyle
Bir şey söyle

O ses geldiği zaman
Yıldızların ışığı söndürüldüğü
Gökkubbe yarıldığı
Dağlar ufalanıp savrulduğu zaman
Cehennem pusuda beklerken
Ver herkesin kendine yetecek bir derdi olduğu zaman
Unuturum ben seni
Bir şey söyle

Yıldızların ışığı söndürüldüğü
Gökkubbe yarıldığı
Dağlar ufalanıp savrulduğu zaman
Göz kamaştığı
Ay tutulduğu
Güneşla ay biraraya getirildiği zamam
Hani insan “kaçacak yer neresi” dediği zaman
Ben seni unuturum
Bir şey söyle

Unuturum ben seni
Denizler tutuşturulduğunda
Dağlar yürütüldüğünde
Yıldızlar semadan bir bir döküldüğünde üstümüze
Ben seni unuturum
Söyle

Yer başka gök başka olduğunda
Sallanıp çalkalandığında uçsuz bucaksız sema
Hani biz
Ateşin etrafını sarmış pervaneler gibi olduğumuzda
Unuturum ben seni
Yıldızlar dökülsün yere
Güneş sönsün
Bir şey söyle

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (1 oy, Şuan: 5 üzerinden 5,00)
Loading ... Loading ...
Henüz yorum yapılmamış »
Etiketler: aşk şiirleri, bir şey söyle, İbrahim SADRİ, İbrahim Sadri hakkında bilgi, İbrahim Sadri şiirleri, İbrahim Sadri'nin edebi kişiliği, İbrahim Sadri'nin tüm şiirleri, sevgi siirleri, ünlü şairlerin şiirleri

Adam Gibi – İbrahim SADRİ

Kategori İbrahim SADRİ, Şiirleri yazar Ece
Tem 13 2009
Konuyu görüntüle.

ADAM GİBİ

Ben seni hiç sevmedim ki
Yorgun aksamlarda söyledigimiz sarkilari sevdim
Bir çiçege gülmeni, bir güle benzemeni sevdim
Bir de yildizlari sevdim,
Eylül aksamlarinda gelip gözlerinde durdular
Ben seni hiç sevmedim ki;

Beni yola koydugunda ayrilmani sevdim
Kursunlari sevdim beni vurdugunda
Aglamayi sevdim, unuttugunda
Yalniz oldugumu anladigimda, ayakta kalmami sevdim
Yikilmami sevdim, seni her hatirladigimda

Ekmegi sever gibi sevdim sensizligi
Su gibi özledim temmuz günesinde sesini
Ikindide yagmur gibi,
Geceleyin rüzgar gibi sevdim, seni sevdigimi
Ben seni hiç sevmedim ki

Kuslara sarkilar ögretmeni sevdim
Menekseyle konusmani, nisani hatirlatmani
Baharin bir adinin da yalnizlik olmadigini
Düstügüm zaman kanayan yanlarimi
Ve tuhafligimi üsüdügüm zaman
Sakiz satan çocuklari, yeni çikan sarkilari

Her kaybettigimde, kazanan yanlarini sevdim
Denize düsmüs gül gibi düstüm atese
Ben yangini sevdim, yandigim zaman böyle iste
Ben seni hiç sevmedim ki

Denize düsmüs gül gibi düstüm atese
Ben yangini sevdim.
Ben seni hiç sevmedim ki
Ben yangini sevdim
Ben seni hiç sevmedim ki
Ben sevdim mi adam gibi severim

Bir gece bir ceylan indi dagdan kalbine
Bir gece bir siir gibi kibrit alevinde
Alemin ortasinda kimsesizligin sesinde
Bugusunda sabahin
Acimasizliginda bir ahin
Aglayan yüzünde insanligin,
Ferahlatan gücüyle duanin
Korkutan yaniyla narin
Incirin, zeytinin ve kalbin üstüne
Gülün üstüne tutundugum umudun üstüne
Korkunun üstüne, senin üstüne
Hep Senin üstüne, hep senin üstüne
Ben seni hiç sevmedim ki

Gittigin zaman, gitmeni sevdim,
Evreni sevdim geldigin zaman
Kalmani sevmedim,
Korkuyordum sana alismaktan
Yine de sevdim gülümsemeyi
Mendilimi sallarken seni götüren trenin ardindan
Kirlara ilk kar düstügü zaman
Ölümünün ne güzel oldugunu sevdim
Seni içimde öldürdügüm zaman
Ben seni hiç sevmedim ki

Yorgun aksamlarda söyledigimiz sarkilari sevdim
Bir çiçege gülmeni, bir güle benzemeni sevdim
Bir de yildizlari sevdim,
Eylül aksamlarinda gelip gözlerinde durdular
ben seni hiç sevmedim ki;
Ben sevdim mi adam gibi severim.

Denize düsmüs gül gibi düstüm atese
Ben yangini sevdim.
Ben seni hiç sevmedim ki
Ben yangini sevdim
Ben seni hiç sevmedim ki
BEN SEVDIM MI ADAM GIBI SEVERIM !!!

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (Henüz Oylanmamış)
Loading ... Loading ...
1 Yorum »
Etiketler: adam gibi, aşk şiirleri, İbrahim SADRİ, İbrahim Sadri Adam Gibi şiiri, İbrahim Sadri hakkında bilgi, İbrahim Sadri şiirleri, İbrahim Sadri'nin şiir üslubu, İbrahim Sadri'nin tüm şiirleri, sevgi şiileri, ünlü şairlerin şiirleri

Sayfalar

  • Ana Sayfa
  • Hakkımızda
  • Manzara Resimleri
  • İletişim

ŞAİRLER

  • Ahmet ARİF
    • Hayatı ve Eserleri
    • Şiirleri
  • Ahmet Hamdi TANPINAR
    • Şiirleri
  • Ahmet Muhip DIRANAS
    • Şiirleri
  • Arif Nihat ASYA
    • Şiirleri
  • Asik Veysel ŞATIROĞLU
  • Attila İLHAN
    • Şiirleri
  • Aziz NESİN
    • Şiirleri
  • Behçet NECATİGİL
    • Şiirleri
  • Cahit KÜLEBİ
    • Şiirleri
  • Cahit Sıtkı TARANCI
    • Şiirleri
  • Can YÜCEL
    • Şiirleri
  • Cemal SÜREYA
    • Şiirleri
  • Fuat Edip BAKSI
    • Şiirleri
  • İbrahim SADRİ
    • Şiirleri
  • Kahraman TAZEOĞLU
    • Şiirleri
  • KARACAOĞLAN
  • Nazım Hikmet RAN
    • Hayatı ve Eserleri
    • Şiirleri
  • Necip Fazıl KISAKÜREK
    • Şiirleri
  • Orhan Seyfi ORHON
    • Şiirleri
  • Orhan Veli KANIK
    • Şiirleri
  • Özdemir ASAF
  • Rıfat ILGAZ
  • Robert DESNOS
    • Şiirleri
  • Sezai KARAKOÇ
    • Şiirleri
  • Ümit Yaşar OĞUZCAN
  • Victor HUGO
    • Şiirleri
  • Yahya Kemal BEYATLI
    • Şiirleri
  • Yılmaz ERDOĞAN
    • Şiirleri
  • Ziya GÖKALP
    • Şiirleri

Arşiv

  • Şubat 2012
  • Ocak 2012
  • Aralık 2011
  • Kasım 2011
  • Temmuz 2011
  • Haziran 2011
  • Mayıs 2011
  • Nisan 2011
  • Mart 2011
  • Şubat 2011
  • Ocak 2011
  • Aralık 2010

Metalar

  • Kayıt Ol
  • Giriş
  • Valid XHTML
  • XFN
  • WordPress
Alt yapı Wordpress | “Blend” from Spectacu.la WP Themes Club | sohbet odaları