Nazım Hikmet’in Vera için yazdığı şiirler

etiketler)

Vera ya – Nazım Hikmet RAN

– QaOs

VERA YA

moskova’nın 110 kilometre doğusunda
oka ırmağından öğrendim gümüş türküsünü ırmakların
durup dinlemeden akıp gitmenin ululuğunu
ırmak gemilerinden suya düşen ışıkların çağrısını uzaklara
oka ırmağından öğrendim hasretlerinin dalgın deliliğini.
yaz geceler oka ırmağı
ince kumları ve sedefleriyle
ak bir kadını yıkayarak
aktı odamda kalın kütüklerin arasından
yaz geceleri düşmedi dallarından zamanların yaprakları
gitmeden gittim adını hala bilmediğim topraklara

“Vera ya”, Nazım’ın 16 Temmuz 1960 yılında son eşi Vera için yazdığı bir şiirdir.
Nazım’ın eşi Vera’ya son vasiyeti; çok özlediği, hasret kaldığı memleketini gidip görmesi olmuştur. O’da, 9. TÜYAP Kitap Fuarı dolayısıyla bir Yayınevinin konuğu olarak on günlüğüne İstanbul’a geldi. Nâzım’ın hasretimin şehri dediği İstanbul’a ilk gelişiydi bu Vera’nın. Vera İstanbul’da bir muhabirle yaptığı röportajında; Eşinin ülkesini ne denli sevdiğini ve özlediğini, kendisene de Türkiye sevgisini nasıl aşıladığını şöyle anlatıyor;
“Nâzım beni Türkleştirdi bir anlamda.  Hâlâ evimde Türk yemekleri pişer. Bana Türk edebiyatı ile ilgili birçok şeyi açıkladı, anlattı. Onları bana sevdirdi.
Çünkü Nâzım Türkiye ile ilgili ne bulsa toplar getirir, bana anlatırdı. Bunun için çok yakından tanıyorum birçok şeyi. O, sürekli Türkiye yi aradı, tabii onunla birlikte ben de… “

Arama Kelimeleri:


Vera’nın Resmi – Nazım Hikmet RAN

– QaOs

VERA’NIN RESMİ

Kimseler yapamaz senin resmini
Kıyıdan açılanın tanyerinden esenin
Aramasınlar seni renklerin atlıkarıncasında
Dayanmış tahta parmaklığa bir bağ taraçasında iklimler

Bizden en uzak gezegenin kederi
Aramasınlar seni uyaklarında ışıkla gölgenin
Sen oyunun dışındasın oylumların da yüzeylerin de
Bir yerlerde bir sevinç günün birinde fışkırır

Kimseler yapamaz senin resmini
Kıyıdan açılanın tanyerinden esenin
Sen kendi resmini kendin de yapamazsın
Gümüş kanatlı bir balık sıçrıyor enginde

Aynaların içine girip ötelere gitme boşu boşuna
Yitirilmiş erkekler gelir kadınlar koğuşuna geceleri
Sen kendi resmini kendin de yapamazsın
Bir açılıp bir kapanır kapılar yüreğinde

Senin resmini ben yapacağım.

“Vera’nın Resmi”, Nazım’ın 04 Mayıs 1962 yılında  eşi Vera için yazdığı bir şiirdir.
Vera Tulyakova Hikmet, Nazım Hikmet’in 1960 ‘da Moskova’da evlendiği son eşidir. Nazım, eşi Vera’ya bir çok şiir yazmıştır.

Arama Kelimeleri:


Vera İçin – Nazım Hikmet RAN

– QaOs

VERA İÇİN

Bir ağaç var içimde
fidesini getirmişim güneşten.
Salınır yaprakları ateş balıkları gibi
yemişleri kuşlar gibi ötüşür.

Yolcular füzelerden
çoktan indi içimdeki yıldıza.
Düşümde işittiğim dille konuşuyorlar,
komuta, böbürlenme, yalvarıp yakarma yok.

İçimde ak bir yol var.
Karıncalar buğday taneleriyle
bayram çığlıklarıyla kamyonlar gelir geçer
ama yasak, geçemez cenaze arabası

İçimde mis kokulu
kızıl bir gül gibi duruyor zaman.
Ama bugün cumaymış, yarın cumartesiymiş,
çoğum gitmiş de azım kalmış, umurumda değil

“Vera İçin”, Nazım Hikmet’in son eşi Vera Tulyakova Hikmet’e yazdığı şiirlerden birisidir.

Arama Kelimeleri:


Vera’nın Uykudan Uyanışı – Nazım Hikmet RAN

– QaOs

VERA’ NIN UYKUDAN UYANIŞI

İskemleler ayakta uyuyor
masa da öyle
serilmiş yatıyor sırtüstü kilim
yummuş nakışlarını
ayna uyuyor
pencerelerin sımsıkı kapalı gözleri
uyuyor sarkıtmış boşluğa bacaklarını balkon
karşı damda bacalar uyuyor
kaldırımda akasyalar da öyle
bulut uyuyor
göğsünde yıldızıyla
evin içinde dışında uykuda aydınlık
uyandın gülüm
iskemleler uyandı
köşeden köşeye koşuştular
masa da öyle
doğrulup oturdu kilim
nakışları açıldı katmer katmer
ayna seher vakti gölü gibi uyandı
açtı kocaman mavi gözlerini pencereler
uyandı balkon
toparladı bacaklarını boşluktan
tüttü karşı damda bacalar
kaldırımlar akasyalar ötüştü
bulut uyandı
attı göğsündeki yıldızı odamıza
evin içinde dışında uyandı aydınlık
doldu saçlarına senin
dolandı çıplak beline ak ayaklarına senin

Vera Tulyakova Hikmet, Nazım Hikmet’in 1960 ‘da Moskova’da evlendiği son eşidir. Nazım, eşi Vera’ya bir çok şiir yazmıştır.
Vera  Tulyakova,  1932 yılında Moskova’da doğdu. Sinema Enstitüsü Senaryo Bölümü’nü bitirdi. Daha sonra sinema stüdyosunda canlandırma film bölümünde redaktör olarak çalıştı. Nazım Hikmet’le evlendikten sonra Ajans Novosti’de muhabir olarak görev aldı. Nazım’la beraber “İki İnatçı”  adlı tiyatro oyununu yazdı ve bir çok TV filminin yapımında bulundu.
Vera, Nazım’la tanıştığında evliydi ve bir kızı vardı. Nazım için eşinden ayrıldı. Nazım’da Vera’yla evlenebilmek için, sekiz yıldır birlikte olduğu Dr. Galina’ya Mokovada’ki apartman dairesi dışında, sahip oldu herşeyi noter huzurunda devretti.
Nazım’la Vera’nın tanışmaları, bir belgesel için Vera’nın Nazım’a telefon ederek evine gitmesiyle olmuştur.
Nazım’ın Vera’ya son vasiyeti, çok sevdiği ve özlediği memleketini gidip görmesi olmuştur.Vera Moskova’da küçük bir Anadolu evi gibi döşediği, duvarlarında Nazım’ın resimlerinin asılı olduğu evinde yaşamını sürdürmüştür. Vera öldüğünde Nazım’ın mezarının bulunduğu Novadevici Mezarlığı’nda yer olmadığından, bedeni yakılarak külleri Nazım’ın yanına gömülmüştür.

Arama Kelimeleri: