Victor Hugo’nun tüm şiirleri

etiketler)

Aşkım Kendin Ol Sadece Sen – Victor HUGO

– QaOs

AŞKIM KENDİN OL SADECE SEN

bir beyaz kağıt gibi ol, ya da gökyüzünde, semada, arşında üstünde beyaz bir melek gibi ol

hiç işlenmemiş bir günah gibi ol doğmamış bir insan gibi doğ bu acımasız dünyaya
doğ ki sen dünya için değil dünya senin için dönsün

sôylenmemiş bir yalan gibi ol düşmesin dilinden dökülmesin kalbine tek bir hece
ya ateş kadar kırmızı ol yansın seninle kalbindeki gök kuşağı
veya bir su ol bırak bulsun kendi yatağını

öyle bir tövbe ol ki mabet diye kapansın melekler,açılsın arştan gönül kapısı
ve öyle bir sevgi ol ki sevmek için sevilmeye muhtaç olma

bir taş ol ki parmaklıklar kur içine müebbet ceza ver sevgiline
öyle bir göz yaşı ol ki her damlası can olup cananı bulsun ona pınar olup onunla boğulsun
öyle biri ol ki aşkım kendin olsun sadece sen

Arama Kelimeleri:


Bakışların – Victor HUGO

– QaOs

BAKIŞLARIN

Bir bakışın kudreti bin lisanda yoktur
Bir bakış bazen şifa bazen zehirli oktur…

Bir bakış bir aşığa neler neler anlatır
Bir bakış bir aşığı saatlerce ağlatır.

Bir bakış bir aşığı aşkından emin eder
Sevişenler daima gözlerle yemin eder..

Arama Kelimeleri:


Bu Çiçek Senin İçin – Victor HUGO

– QaOs

BU ÇİÇEK SENİN İÇİN

Doruktan senin için kopardım bu çiçeği
O sarp bayırdan hani, suya iner eteği
Kartalın bildiği yalnız ve yaklaşabildiği
Sessizce seprilmişti kayanın çatlağında.
Gölgeler yıkıyordu burnun sağrılarını
Açıkça görüyordum: bir yengi alanında
Nasıl kızıl ve parlak bir utku anıtı
Olanca görkemiyle bir anda kurulursa
İşte tıpkı öylece
Güneşin gömülüp gittiği yerde gece
Bulutlardan bir tak yapıyordu kendine.
Yelkenliler bir bir erirken uzakta
Birkaç çatı eğimli bir vadinin dibinde
Parlayıp görünmekten ürker gibiydi sanki.
Sevdiğim, senin için kopardım bu çiçeği!
Evet, rengi uçuk ve koku yok tacında
Çünkü kökü dağların bu çetin yamacında
Yalnız su yosununun acı tuzunu içmiş.
Dedim ki: garip çiçek, şu tepenin üstünden
Bulutların, yosunun ve teknenin gittiği
Uçsuz bucaksızlığa yolcu olmalıydın sen.
Git öyleyse bir kalbin
Herşyeden daha derin uçurumunda dağıl
Başka bir acun olan o göğüste sol artık
Göğün seni sular için yarttığı besbelli
Ben’se Sevda’ya adadım işte seni!
Rüzgar birbirine katıyordu suları;
Yavaş yavaş silinen
Belirsiz bir ışık kalmıştı yalnız günden
Ah! nasıl acılıydım ve nasıl da derinden! ..
Düşler içindeydim ve kapkaranlık Gece
Sonsuz titreyişlerle doluyordu içime.

Diana – Victor HUGO

– QaOs

DİANA

Bahçelerde koşardık kiraz toplamaya
Paros mermeri gibi güzel ak kollarıyla
Ağaçlara tırmanır, dalları eğerdi.
Yapraklar ince ince ürperirdi rüzgarda.
Ak gerdanı güneşle, gölgeyle dalga dalga
Al meyvaya uzanırdı incecik parmakları.
Kirazların her biri bir ateş damlasıydı.
Ardısıra çıkardım; bacağını açarken
Tutuşan gözlerime usulca ‘susun! ‘ derdi
Sonra şarkı söylerdi.
Bazen ak dişlerinde türkü yerine meyva
-Tıpkı o güzel erden, o yabanıl Diana-
O güzelim ağzıyla kiraz sunardı bana.
Dudağımda, konarken, bir sevda gülücüğü
Düşürürdüm kirazı, alırdım öpücüğü…

Arama Kelimeleri:


Dilenci – Victor HUGO

– QaOs

DİLENCİ

Sen hergün köşe başlarında
Yırtık urbanla kirli ellerinle
Avuç açan, sefil insan.
İnan yok farkımız birbirimizden
Sen belki tüm yaşamınca dilenecek;
Beklediğin beş kuruşu biri vermezse
Ötekinden isteyeceksin.
Ama ben tüm yaşamım boyunca
Tek bir kez dilendim
Bir acımasız kalbin sevdası ile alevlendim.
Öylesine boş öylesine açık kaldı ki elim,
Yemin ettim bir daha dilenmeyeceğim.

Arama Kelimeleri:


Ey Güneş! Ey Yüzü Tanrısallığın – Victor HUGO

– QaOs

EY GÜNEŞ! EY YÜZÜ TANRISALLIĞIN

Ey güneş! ey yüzü tanrısallığın!
Vahşi çiçekleri sel yatağının!
Mağaralar! Seslerin duyulduğu
Yaban böğürtlenleri ormanların!
Otların altından duyulan koku!

Örnek yükseklikte kutsal tepeler,
Bir tapınağın ak süsü gibiler.
Yaşlı kaya, yılları yenen meşe,
Sizi izlerken duyumsuyorum da
Dağınık bir ruh giriyor kalbime!

Ey kızoğlankız orman, duru kaynak!
Karanlığın çivitlediği gül berrak!
Göğün ışığı pırıl pırıl su
Ne diyorsunuz bu haydut hakkında?
Ey doğanın bilinci, sağduyusu! .

Arama Kelimeleri:


Fransa – Victor HUGO

– QaOs

FRANSA

Bu kitabı yurduma
Taşı rüzgar, ne olur!
Ölü yaprak açıyor
Ağaç, köksüz olunca.

Gece – Victor HUGO

– QaOs

GECE

Günün tükendiği bu saatlerde
Tüm doğa canla başla çalışıyor.
Gece vakti bu yıldızlardan inen
Ne acayip bir korkudur kim bilir?

Etkisinde kalmış nice gizemin,
Kaygılı, bir yandan tir tir titriyor,
Karanlıkta, bilinmeyen bir gücün
Gözlerini üstünde hissediyor.

Ne büyük dehşet kendini tanımak!
Kaçışı olmadan, durmadan çalışmak,
Ebediyetin içinde devinen
Varlığın merhametine kalmak!

Bu nasıl kara, zor bir bulmaca
Amaçlar ve çözümler gizleniyor,
Birileri titrerken aşağıda,
Yukarda birileri düş görüyor.

Arama Kelimeleri:


Gelin Böceği – Victor HUGO

– QaOs

GELİN BÖCEĞİ

Dedi ki: “Sanki üstümde
Bir yaratık geziniyor.”
Baktım kar gibi boynunda
Küçük pembe bir böcek var.

-İster bilge ister deli
İnsan hoyrattır gençlikte-
Boyunda böcek yerine
Dudakta öpüş görmeli.

Cam gibi pembe sırtında
Küçük siyah benekler var,
Bizleri seyretmek için
Daldan eğilmişti kuşlar.

Körpe dudaklı güzelin
Eğildim boynuna doğru.
Gelin böceğini aldım,
Öpücük de kaçıp gitti.

Gökte gördüm o böceği
Dedi ki ey salak oğlum!
İyilik Tanrı’nın işi,
Aptallık insanoğlunun!

Hep Yol Almak İsterim, Hiç Duramam Yerimde – Victor HUGO

– QaOs

HEP YOL ALMAK İSTERİM, HİÇ DURAMAM YERİMDE

Hep yol almak isterim, hiç duramam yerimde,
Tanığımdır dalga, o denizde titriyorsa,
Rüzgara seslenirim: gidelim! rüzgar dönse,
Dalgadadır sıra: Haydi daha uzağa!

İlerlerim, kasırga alır götürür beni…
İnsanlar, aşklarınıza dört elle sarılın,
Kapının önündeki taş sedire oturun,
Ve geçen günlerinizin arkasından bakın!

Ne mutlu evinden hiç çıkmayıp,
Her akşam aynı saatte çatının aynı
Köşesinden havalanan gece kuşunu
Tekrar tekrar izleyen kişiye ne mutlu!